ALPER ŞİRVAN yazdı: "Dönüşüm"

Haber Giriş Tarihi: 11.06.2026 00:23
Haber Güncellenme Tarihi: 11.06.2026 00:23

Toplumların dönüşmesi ya da dönüştürülmesinde önemli yaklaşımlar var.

Bugün biraz bunlara göz atalım istersen.

Kuşak (jenerasyon) teorisi: “Yaklaşık 20–25 Yıl.”

Toplumsal değişimin kalıcı olması için bir kuşağın yetişmesi gerektiği görüşü sosyolojide epey yaygındır. İnsanların değerleri, ahlak anlayışı, siyaset algısı, eğitim ve davranış kalıpları çoğunlukla gençlik döneminde şekillendiği için, gerçek değişim ancak yeni kuşak yetişince görünmeye başlar. Bu da ortalama 20–25 yıl kabul edilir.

Mesela:

Eğitim sahasında attığınız ya da atmadığınız adımların etkisi en erken 20 yıl sonra görünür. Yaz boz yapsanız da durum değişmez. Çünkü hayat boşluk kabul etmez.

Demokrasi kültürü, kadın/çocuk/engelli hakları, çevre bilinci gibi alanlarda zihniyet dönüşümü bir neslin yetişmesini bekler.

Bu yüzden sosyal bilimlerde sıkça yer alan fikir “Yasa bir gecede değişse de toplum zihniyeti bir kuşakta ancak değişir.” şeklindedir.

Karl Mannheim’ın “kuşak” yaklaşımı.

Karl Mannheim adlı sosyolog, 1928’de insanların gençliklerinde yaşadıkları ortak tarihsel olayların bir kuşak bilinci yarattığını söyler. Mesela savaş, ekonomik kriz, teknolojik sıçrama veya büyük siyasi kırılmalar… Bunları aynı yaşlarda yaşayan insanlar benzer bir dünya görüşü geliştirir. Toplum da bu yeni kuşağın etkisiyle dönüşür.

Yani değişim, yeni neslin ağırlık kazanmasıyla olur.

“20 yıllık dönemler” teorisi.

William Strauss ve Neil Howe’un geliştirdiği kuşak döngüsü yaklaşımı dikkat çekicidir. Buna göre toplumların ruh hali yaklaşık 20–22 yıllık dönemlerle değişir; her dönem yeni bir toplumsal iklim yaratır ve yaklaşık 80–90 yılda bir büyük döngü tamamlanır.

Özetle: Toplumsal değişimin doğal zaman ölçeği yaklaşık bir kuşaktır.

Bu arada bu dönüşüm, yukarıda belirtilenin aksine “çürüme” yönünde de gerçekleşebilir.

Şimdi ben bunları neden anlattım?

Yaşadığın son 24-25 yıl yoğunluklu olmak üzere, “benim memurum işini bilir”’den bugünlere uzanan 40 yılı şöyle bir düşün. Düşüncene, vicdan suistimali ile gerçekleşen sığınmacı istilasını, dolayısıyla toplum üzerinde demografik ve kültürel yozlaştırma çalışmasını da kat. Satışa çıkarılmış vatandaşlığı, yabancılara satılan toprakları, kamu kurum ve özel şirketleri de sık sık hatırla!

Hani zaman zaman “Biz eskiden böyle değildik, bu toplum böyle değildi.” falan diyorsun ya hani…

Hah işte ondan!

*************************************************************************************************

Haftanın Notu:

Bir bilim insanı, çalışmalarına devam edip üretirken, insan yetiştirirken 65 yaşındasın denilerek emekli ediliyor. Alım satım yaparken akli melekelerinin yerinde olup olmadığına ilişkin rapor isteniyor özellikle 70’ten sonra… Ama bu yaş gruplarındaki siyasetçilerin, siyaset yapmalarına, ülkenin kaderiyle, geleceğimizle oyuncak misali oynamalarına izin veriliyor. Bu nasıl bir çelişkidir?

.....

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız