ALİ KAYBAL yazdı: "Sarı Öküz Hikayesi"

Haber Giriş Tarihi: 22.08.2026 19:00
Haber Güncellenme Tarihi: 22.08.2026 19:00
Haberyazilimi.com

Neler oluyor Türkiye’de?

Din ile iştigal edenler

Terörist ilan ediliyor,

Kara para aklayıcısı ilan ediliyor,

Suç örgütü ilan ediliyor.

Ve liderleri eşleriyle birlikte içeri alınıyor,

Kurdukları şirketlere kayyum atanıyor..

Bu olaylar bana “Sarı Öküz” hikâyesini hatırlattı.

Geniş bir otlakta yaşayan güçlü öküz sürüsü, bir araya geldiklerinde onlara saldıran aslanları kolayca alt ederdi. Aç kalan aslanlar kurnazca bir teklifle sürüye yaklaşarak sadece sarı öküzü istediler. Öküzler barış zannıyla sarı öküzü verdi; ancak aslanlar gücü azalan sürüden sırayla diğerlerini de alarak hepsini yok etti.

Tabi öküzler bu işin ince detaylarını anlamadılar.

Bir arada olunduğu sürece hiçbir gücün kendilerine zarar verebileceğini anlamış değiller.

Ferasetleri olmadığı için kurnazca yapılan teklifi de çözemediler.

Öküzler içlerinden birini kurban olarak seçmekle kendilerinin hayatta kalacağı yanlışına düştüler.

Demek ki neymiş;

Birlik ve beraberliği bozacak bir taviz, zamanla bütün gücün ve yapının yok olmasına sebep oluyor.."

Herkesin bir sarı öküz hikayesi vardır.

Mesela şu cemaatlerin sarı öküz hikayesi ne zaman başladı bilen var mı?

Gelin gazete manşetlerine ve haber kanallarına bir göz atalım.

Doğu Perinçek, Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nden 10 Mart 2014 tarihinde tahliye edildiği gün Türkiye’nin cemaat ve tarikatlar tarafından bölünmeye çalışıldığını savurarak şöyle bir konuşma yapmış;

“Dervişler, müritler, cemaatler Türkiye’si manzarası, bunların hepsinin kökünü kazıyacağız”

Konuşmasının devamında, Türkiye’yi birleştireceklerini, Atatürk devrimlerini kesin sonucuna ulaştıracaklarını ve cemaat yapılarıyla mücadele edeceklerini ilan etmişti.

Çok gariptir ki bu söylemden 10 gün sonra kimsenin dikkatini çekmemiş ama benzer bir ifade de, 20 Mart 2014 tarihinde dönemin Başbakanı Erdoğan tarafından Bursa mitinginde sosyal medya platformu Twitter için söylenmişti.

“Twitter, mwitter hepsinin kökünü kazıyacağız!.."

O gün bu ifadeler birbiriyle sarmaşır gibi gözükmüyordu. Zira herkesin zihnindeki siyasal yapısına göre bir şekillenme vardı. Perinçek ve Erdoğan’ı kimse yan yana koymak istemezdi. Ama bugün gelinen noktada, Erdoğan iktidarı Perinçek’in o günkü söylemlerini yerine getiriyor gibi durmuyor mu? Bu da gelebilir insanların aklına.

...

Bu uygulamanın ilk adımı herkesin bildiği Nur cemaati ile başladı.

Bu cemaat “Fetö Terör Örgütü” olarak terörist ilan edildi.

Vikipedia bu olayı sütunlarına şöyle taşımış;

“17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu veya 2013 Türkiye yolsuzluk skandalı, 2013-2014 yıllarında yürütülen ve bazı kamu kurum ve kuruluşları ile aralarında dört bakanın da yer aldığı kamu görevlilerinin görevi kötüye kullanma ve rüşvet ile suçlandığı soruşturmalardır.

Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, soruşturmayı yürüten yargı ve emniyet mensuplarının Gülen Harekâtı tarafından yönetildiğini ve "paralel devlet" yapılanmasında yer aldığı iddia etti. Soruşturmaların ardından Egemen Bağış Avrupa Birliği Bakanlığı görevinden alındı. İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bakanlık görevlerinden istifa ettiler; Bayraktar ayrıca milletvekilliğinden de istifa etti. 5 Ocak 2015'te TBMM'de yapılan oylamada eski bakanların Yüce Divana'a gönderilmemesine karar verildi.”

Olayın özü buydu.

Cemaatler için işte o gün ilk Sarı Öküz verilmiş oldu.

Ne gariptir ki, Allah’ın yolundan gittiğini söyleyen diğer bütün cemaat grupları, bu olayda sessiz kalmış; "Nasıl olsa bir Sarı Öküzü verirsek bize bir şey olmaz" düşüncesini uygulamışlardı.

Bugün gelinen noktada,

Süleymancılar cemaati “para aklayıcı ve hırsız şebekesi” olarak lanse ediliyor.

Cemaat liderleri ve şirket yetkilileri tutuklanarak şirketlerine kayyum atanmış.

Kuytul cemaati, suç örgütü ilan edilerek lideri ve eşi tutuklanmış. şirketlerine kayyum atanmış.

Bu noktada insanlar şu soruyu sormaya başladı; Sırada kim var?

İsmail ağa,

Menzil,

Antepli Hilmi baba,

Sultan Ana vs. vs.

Doğu Perinçek’in dediği gibi..

Artık iktidarın cemaat gruplarına ihtiyaç kalmadığının bir göstergesiydi bu.

Onların tasfiye edilmesi gerekirdi.

Ya ondan sonra ne olacak?

Sorusu da ileride gündemi meşgul edecek gibi.

...

Geçmişe baktığınız zaman Cüppeli Ahmet denılen adam şöyle bir ifade kullanmıştı;

Cemaatin 80 kilo altını çalındı

Bu ifade öyle zannediyorum ki, cemaatlerin kökü kazındıktan sonra çok konuşulacak.

Olay duygusal bir zemine oturacak gibi. Zamanı bekleyip görelim bakalım.

...

Gerçek olan şu ki;

Bu iktidar “İnsanların ve şirketlerin üzerine çökmek..” gibi yorumlara neden olan, çok sıra dışı bir yol açtı;

Güç dengeleri değiştiğinde bir sonraki gelen iktidar da bunların kurduklarına çökecektir.

Çünkü eskilerin dediği gibi “Ne ekersen onu biçersin

Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın..

Gelinen bu noktada “Eğer Perinçek’in söylemleri bu ülkede uygulanıyorsa, vay Müslümanların haline vay..

.....

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız