Bursa Arena E'Gazete
2021-04-26 00:41:56

Amerika Ermeni Soykırımını Tanıyamaz..

ALİ BEKTAN

26 Nisan 2021, 00:41

100 YIL ÖNCE SORUŞTURMA YAPTIRAN ABD ve İNGİLTERE'NİN ERMENİ SOYKIRIMINI İÇİN “KANIT YOK” DEDİLER. İKİ ÜLKENİN RESMİ ARŞİVLERİNDE BULUNUYOR.

1. Dünya Savaşı bitip Osmanlı’yı işgal eden İngilizler Ermeni Olayları için soruşturma başlattılar. O sırada ülkenin önemli isimleri Malta Adası’na sürgüne yollanmıştı. İngilizler soruşturma başlattılar. Sonuçta hiçbir kanıt bulamadılar. ABD’lilerle telgraflaştılar. Sonunda Sürgündeki Türkler serbest bırakıldılar.

Telgraf 1 ve 2
shington Büyükelcisi Sir Auckland Geddes se asagıdaki telgrafı gönderdi:"Malta da,Majesteleri hükümetinin elinde Ermeni katliamlarında suc ortaklıgı yapma iddiasından tutuklanan bir miktar Türk vardır.Sucun delillerini saptamakda önemli zorluk vardır.Lütfen arastırın,Eger Amerika Birlesik Devletleri hükümeti her hangi bir delile sahipse,davanın amacı icin cok önemli olacakdır."

1 - 31 Mart 1921 de Lord Curzon İngiliz ABD Washington Büyükelçisi Sir Auckland Geddes’ e şu telgrafı gönderdi: "Malta da, Majesteleri hükümetinin elinde Ermeni katliamlarında suç ortaklığı yapma iddiasından tutuklanan bir miktar Türk vardır. Suçun delillerini saptamak da önemli zorluk vardır. Lütfen araştırın, Eğer Amerika Birleşik Devletleri hükümeti her hangi bir delile sahipse, davanın amacı için çok önemli olacaktır."

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F. 0. 371/6500/ E.3552, Curzon to GeddesTelegram No 176, dated March 31,1921.

2 - Yaklasık iki ay Washington'dan cevap gelmemisti ve bu arada, daha önce belirtildigi gibi, H.M. Bassavcı Malta'da sürgündeki Türklere karsı herhangi bir faaliyet almayı reddetmisti. Lord Curzon, 27 Mayıs 1921'de endiseli bir cevap ile Washington'daki Büyükelçiye hatırlattı: "Herhangi bir delilin olup olmama olasılığını bilmek bizi mutlu edecektir."

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F. 0. 371/6500/ E. 5845 Curzon to Geddes,Telegram No 314 dated May 27,1921

Telgraf 3 ve 4

3 - Bir kac gün sonra, gelen Sir Auckland Geddes'sın cevabı beklenildiği gibi umut verici değildi. Yazısı: "Dışişleri Bakanlığında Bir kaç soruşturma yaptım ve bugün, ERMENİ TEHCİRİ ile ilgili çok sayıda belgelerin olduğu haberini almışken, açıklamadan, bu belgelerin delil olarak Malta'da hapis edilmiş Türklerin davasında kanıtlamak için yararlı olup olmayacağından şüphem var. Majestelerinin hükümeti bu belgeleri arzu ederse, bilgi kaynağı afişe edilmeyerek Majestelerinin Büyükelçiliğinin emri altına alınacaktır." [İma edilen mevcut belgeler dayanıksız, eğer kaynakları meydana çıkarılırsa, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı için utanç verici olurdu.]

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F. 0.371/ 6500/ E.6311 Geddes to Curzon,Telegram No 374, dated June 1921.

4 - Bu telgrafa cevap olarak, İngiliz Dışişleri Bakanlığı, "Ermenilere ve diğer yerli Hristiyanlar üzerinde iddia edilen zulümleri işleyenler ile bağlantı içinde bir görünümden dolayı Malta adasında 45 Türk tutuklunun isimleri ve kısa özelliklerinin listesini Washington'a iletir. Ve "Sir A. Geddes, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu kişilere karşı mümkün olduğunca çabuk herhangi bir kesin delil sunup sunmayacağını" talep eder.

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F.O. 371/6500/ E.6311 Foreign Office to Geddes, Telegram no 775, dated June 16, 1921

Telgraf 5 ve 6

5 -13 Temmuz 1921'de Washington İngiliz Büyükelçiliği aşağıdaki gibi yanıtlar: "ekibimden bir kişinin, şu anda Malta adasında tutuklu olan Türklerin mahkemesi için dün Dışişleri bakanlığını ziyaret ettiğini size bildirmekten onur duyarım. Yakın zamandaki savaşta, Amerika Birleşik Devletleri Konsoloslarının Ermeniler üzerinde işlenen mezalimi [anlatan] raporlarını görmesine izin verildi. Majesteleri hükümetinin amacına daha faydalı olması için, bu raporlar Dışişleri Bakanlığı tarafından yüzlercesinin arasında muhakeme edildi. Üzülerek sizi bilgilendiririm ki, Malta adasında mahkeme için tutuklu bulunan Türklere karşı delil olarak kullanılacak ortada hiçbir şey yoktur. Raporların, sorularda iki yetkili kişinin isimlerinden; Sabit bey ve Süleyman Faik Paşa dan bahsettiği görülüyor ve hatta bu durumlarda verilen rakamlar yazarların kişisel görüşlerini sınırlandırıyor; tatmin edici suçlayıcı delil oluşturan verilmiş somut gerçek yok. Dışişleri Bakanlığı, bu bağlamda hukuk mahkemesinde kullanılması için onlar tarafından sağlanan herhangi bir bilginin olamadığını dile getirdi. Bu hükmü göz önünde tutarak ve Dışişleri Bakanlığının sahip olduğu raporlarda ki gerçek-Majesteleri hükümetinin halihazırda sahip olduğu bilgiyi onaylayan amaç için dahi yararlı olacak- Türklere karşı hali hazırda kanıt içeren delil göstermiyor. Bu konu da, [ABD] Dışişleri Bakanlığı’nın daha fazla soruşturma yapmasının, hiç ümidi olmadığına inanıyorum.

Kaynak : İngiliz Arsivi, PRO-F. 0. 371/6504/E.8515 R.C. Craigie, British Charge d'Affairs at Washington, to Lord Curzon, Telegram No 722 of July 13, 1921

6 - İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nın üyesi Mr. W.S.Edmonds'ın tuttuğu tutanak: Amerika Birleşik Devletleri Arsivi. Morgenthau; [yani dönemin ABD İstanbul Büyükelçisi Henry Morgenthau] ve onun bağnaz konsoloslarının propaganda tonuna rağmen, burada [Ermeni] soykırım delili [ABD ARŞİVLERİNDE] bulunmamıştır. Muhtemelen, Washington'dan delil elde etmemizin mümkün olmadığı görülüyor. Şimdi, soykırım ile suçlanan herhangi bir mahkumun [Malta adasındaki 59 Türk tutuklu] makul bir ihtimal ile suçlu bulması için Başsavcının kararını bekliyoruz.

Kaynak :İngiliz Arşivi, -F. 0. 371/ 6504/E.8519: Dışişleri Bakanlığı Tutanakları:

...

30 AY BOYUNCA İNGİLİZLER TARAFINDAN BÜYÜK BİR ISTEKLE İLE ERMENI İDDİALARINI HAKLI ÇIKARMAK İÇİN YÜRÜTÜLEN ARAŞTIRMANIN HİÇBİR ŞEY OLDUĞUNU ORTAYA KOYDU.

İngilizlerin bu beklenmedik olayların gelişmesine karşılık, OSMANLI DEVLETİ'nin elinde savaş esiri bulunan İngiliz askerleri ile Malta adasındaki tutukluları takas etmeyi teklif etti. Daha fazla utançtan kendilerini alıkoymak için, İngilizler davayı düşürdü. Malta valisi ve komutanı Mareşal Plumer, Malta'da bulunan tüm Türk tutukluların toplam 59 kişinin, 25 Ekim 1921 de gereken şekilde H.M.S CRYSANTHEMUM, and R.F.A.MONTENAL gemilerine bindirildiklerini bildirdi.

31 Ekim 1921'de Karadeniz Inegol limanında İngiliz esirleri ile takas edilerek serbest kaldılar ve 2 Kasım 1921'de İstanbul’a vardılar.

Malta sürgünleri, İstanbul'un işgali sonrasında, 1919-1920 yıllarında işgal kuvvetlerince tutuklanarak bir İngiliz sömürgesi olan Malta'ya sürülen (veya gıyabında tutuklama kararı çıkarılarak sürgüne gönderilecekleri bildirilen) 145 Türk devlet adamı, asker, idareci ve aydın için kullanılan terimdir.

Tutuklama ve sürgünler, Mart 1919'da, Irak cephesinden çekilişi yürütmüş Ali İhsan Sabis Paşa ile başlamış ve Ekim 1920'ye kadar sürmüştür. Seçilen isimler, işgale karşı direnişi organize edilebilecek kadronun ve liderlik potansiyeli gösterebilecek olanların devreden çıkarılmak istendiğini akla getirmektedir. Ermeni kırımı ile ilgili konular sürgün cezalarına sonradan monte edilmiştir. Ancak ellerinde rehin misali tuttukları sürgünlerin varlığı, bunlara karşı isnatların dayanaklarının zayıflığı zamanla İngilizlerin siyaseten aleyhine işlemeye başlamış, Mustafa Kemal de konuyu bir koz olarak kullanmaktan geri kalmamıştır. Sürgünlerin sonuncuları 1922 yılı içinde serbest bırakılmışlardır.

...

BRUCE FEİN 1915 YALANINI AÇIKLAMIŞTIR. REAGAN'IN HUKUK DANIŞMANI NELER DEDİ.

Birçok askerî uzman, tarihçi ve siyasetçi sözde Ermeni soykırım iddiaları için “Asıl mağdur Türkler” diyor. Bunlardan birisi de Eski ABD Başkanı Ronald Reagan’ın hukuk danışmanı Bruce Fein... Bruce Fein, internet sitesi Caucasus Online’a yaptığı açıklamada Beyaz Saray’ın o zamanlar Osmanlı zamanında 1915’te yaşananlarla ilgili soruşturma başlattıklarını söyledi. Fein “Reagan’ın talimatıyla Avrupa’daki askerî arşivler ve Osmanlı arşivlerinde araştırma yaptık. Soruşturmada Ermeni soykırımı iddialarının asılsız olduğu ortaya çıktı. 1,5-2 milyon Ermeni’nin katledildiği iddiaları, Ermeni tarihçilerin uydurması” ifadesini kullandı. Ermeni kayıtlarına göre tehcir edilen Ermenilerin sayısının 700.000 civarında olduğunu, Osmanlı topraklarında kalanların sayısının da 280.000 olduğunu belirten Fein, en zorlama tahminle öldürülen Ermenilerin sayısının 280.000 olduğunu kaydetti. 1915’te Ermenilerden daha çok Türklerin öldürüldüğünü belirten Fein’e göre; “Ermeni çeteler Anadolu’da 2,4 milyon kişiyi katletti.”

OSMANLI EŞİT DAVRANIYORDU

Osmanlı Devleti’nde bütün etnik ve dini azınlıkların Türklerle eşit hakka sahip olduğunu kaydeden Fein, şu ifadeleri kullandı: "Rumlar, Kürtler, Çerkezler, Araplar ve Ermeniler, Osmanlıda üst düzeylerde görev yapıyorlardı. Birinci Dünya Savaşı’nda Ermeniler ana vatanlarına ihanet ettiler ve Osmanlının düşmanlarına katıldılar. Ermeniler, Kafkasya cephesinde Osmanlıya karşı Ruslarla birlikte savaştı. Türk ve Gürcü köylerini yağmalayıp içindekileri öldürdüler. Araştırmamız sırasında Türkler arşivlerini açtı, Ermeni tarafı arşivlerini göstermeyi reddetti. Bu arşivler açılırsa bütün gerçeklerin açığa çıkacağını düşünüyorum. İşte o zaman Ermeniler, tüm dünyadan ama özellikle de Türklerden özür dilemek mecburiyetinde kalırlar.."

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.