Kuzguncukluların yaşadığı yıllarda teyzesi Sara Okçugil’e biz Büyükanne derdik. Onun yalısının kapısı herkese açıktı. Nazım Hikmet’ in teyzesi idi. İkinci eşi Avni Amca Türkiye’nin ilk Eleketrik Mühendislerinden biriydi.
Avni Bey ve Sara Hanım onun görevi gereği Rize’de bulunuyorlardı. Elektrik üretecek barajın inşaatında çaılışıyordu.
3 Haziran 1963 tarihinde Nazım Hikmet Moskova’da vefat etti. Aradan bir süre geçtikten sonra Rize’de bulunurken Karakol’dan bir polis gelerek Başkomiser’in kendisini görmek istediğini söyler. Sara Hanım giyinip Karakol’a gider. Baş komiser Nazım Hikmet ile olan yakınlığı biliyordur. Ona Nazım’ın vefat ettiği haberini verir. Bir teyze olarak bu habere çok üzüldüm der. Daha sonra iş bitince İstanbul’a dönerler.
1963’de şimdiki gibi iletişim olanakları yoktur. Nazım Hikmet Moskova Mezarlığında defnedilmiştir. Onun isteği ise Anadolu’da bir çınar ağacının altında mezarı olsun orada yatsındı.
KÜLTÜR BAKANI NAZIM’IN MEZARINI NAKLETMEK İSTİYOR
1995 senesinde dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar ile olan yakın dostluğum sürüyordu. O günlerde Fikri Bey bir açıklama yaparak Nazım Hikmet’in mezarını Türkiye’ye getirmek istediğini ve bunun içinde yazışmalara başladığını açıkladı. Gazetelerde bu haber çıkınca hemen Büyükanneyi arayıp konu hakkında ne düşündüğünü sordum. Röportaj yapacağımı söyledim. Hemen Kuzguncuk’a yalıya geldim.
Sara Hanım bu mezarın nakil işine karşı olduğunu belirterek gerekçesini de şöyle açıkladı: “ Nazım ölünce Anadolu’daki bir şehrin mezarlığına gömülmesini isterdi. Burasının da Bursa olduğunu açıklamıştı. Çünkü 1940-1950 Yılları arasında Bursa Cezaevi’nde yatmıştı. Mezarın Türkiye’ye getirilmesi güzel olur ama onun mezarına sahip çıkamazlar ve saldırılar olur. Böyle bir ortamda kalır. O yüzden biz aile olarak karşıyız. Nakledilmesin..”
Bu haberi Günaydın Gazetesi’nde kullandıktan sonra Fikri Sağlar, ailenin kararına saygı duymak gerekiyor diyerek Nazım Hikmet’in mezarının nakledilmesinden vaz geçti.
Türkiye daha o zamanlarda hala sağ ve sol fikir aykırılığı içinde olduğundan bu karar doğruydu. Bugün dünya değişti belki nakledilip bir anıt mezar yapılsa güzel olur.
Kuzguncuk tarih boyunca çok önemli güzel insanlara sahip olmuştur. Ünlü isimlerin yazarların, şairlerin ve ressamların büstlerinin bir parka konmalarını öneririm. Büstlere de onların kim olduklarını ve neler yaptıkları yazılır. Gelecek nesillere bir kültür hazinesi bırakılmış olur.