Türkiye’deki basın özgürlüğü konusu her zaman tartışma konusu oluyor. Hükümet kanadı “Basın özgürlüğü var” derken, muhalefet ve basın kuruluşları “Basın özgürlüğü yokturaçıklamaları yapıyor.

Geçenlerde bu konu Amerikan Senatosunda ele alındı.

ABD’de her iki siyasi partiden senatörler dünya genelinde basın ve ifade özgürlüğü çağrısının yapıldığı bir tasarı sundu. Tasarıda Türkiye’nin basın özgürlüğü açısından en baskıcı ortamlardan biri olmaya devam ettiği belirtildi.

Bu rapor başımızı ağrıtır mı? Ağrıtır. Türkiye bunu hak etmiyor. İmajımızın yaralanmasına da göz yummayız.

Türkiye aleyhine hazırlanan bu tür raporlar, Türkiye’nin her zaman aleyhinde kullanılıyor. Basın özgürlüğü konusunda hazırlanan raporun da aynı doğrultuda kullanılacağı görüşündeyiz.

Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Bob Menendez, “Demokrasinin dünya genelinde düşüşte olduğu bir dönemde gazetecilerin şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğünü sağlamak üzere yaptıkları çalışmalar her zamankinden daha önemli” diye yazdı.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu’nun Demokrat Partili Başkanı Bob Menendez ve Florida eyaletini temsil eden Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio öncülüğünde 11 senatörün sunduğu tasarıda Türkiye’nin dünyada en fazla gazetecinin cezaevinde olduğu ülke konumunda olmayı sürdürdüğü kaydedildi.

Tasarıda dünya genelinde cezaevine konulan gazetecilerin yaklaşık yarısının Çin, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’da olduğu belirtildi.

Hemen belirtelim:

Bazıları gazeteci kimliği ile teröre bulaşıyor. Terörle bağlantılı hareket ediyor. Bölücülük yapıyor. Cezaevlerinde bulunanların çokları gazeteci kimliği altında bu suçları işleyenlerden oluşuyor. Bunu da unutmamak ve göz önünde bulundurmak gerekmez mi?

Gazetecilik her zamankinden daha önemli bunu biliyor ve destekliyoruz. Ancak, gazetecilerin de gerçek gazetecilik yapması gerektiği konusunda kuralların dışında hareket etmemesi de mesleğin kurallarından biridir.

Tasarıda özgür ve bağımsız medyanın yerel ve uluslararası kitlelerin, halk sağlığı krizleri konusunda bilgilendirilmelerinde, dezenformasyonla mücadelede ve sağlıklı demokrasilerin geliştirilmesi amacıyla tartışma ortamının teşvik edilmesinde hayati rol oynadığının altı çizildi.

Sunulan tasarıya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, basın özgürlüğünün demokrasi, insan hakları ve iyi yönetişimin teşvik edilmesinde ABD için bir öncelik olduğu belirtildi.

Demokrat Senatör, “Belarus’tan Venezuela’ya, Etiyopya’dan Hong Kong ve Burma’ya, özgür ve bağımsız basın yalnızca demokrasinin temel bir ayağı ve hükümetin sınırı aşması ve görevini kötüye kullanmasını engelleyen bir denetim mekanizması değil, aynı zamanda toplumun gelişmesi ve ilerlemesi için de önemlidir. İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğü gibi temel haklara yönelik benzeri görülmemiş saldırılar karşısında, ABD’nin güçlü kesime bir ayna tutarak anlatılması gereken haberi aktarma cesaretini gösterenleri savunmak konusunda kararlı olmayı sürdürmesini sağlama çabasına öncülük etmekten gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio da tasarıya ilişkin yaptığı açıklamada, “Rusya’dan Çin’e, Hong Kong, Mısır, Belarus, Türkiye, Küba, Nikaragua ve Venezuela’ya, gazeteciler dünya çapında gerçeği savunmak amacıyla cesur bir şekilde mücadele etmeyi sürdürüyor. Basın özgürlüğünü ilerletme ve destekleme konusundaki kararlılığımıza sıkı sıkıya bağlıyız” dedi.


Bunlara eklememiz gerekenler var:

Basın özgürlüğü Amerika’da gerçek anlamda var mı? Yönetim yanlısı birçok televizyon ve gazete var. Bunların tarafsız olduğunu söyleyebilir miyiz? Birçok televizyon ve gazete yönetim yanlısı yayın yapıyor. Algı oluşturuyor. Bu ortamda birçok ülkeye ders vermeye kalkanların önce önlerindeki çöplüğe bakmaları gerekir.

Biz, basın özgürlüğü konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. İlerleyen zaman içinde bunları da aşacağımızı söylemeliyiz.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.