Halk arasında bilinen ve söylenen şekliyle, Rabbimizin affetmeyeceği suçların başında kul hakkı gelmektedir, zira o günahı işleyeni ve haksızlığı ilk aşamada affetmesi gereken kişi bizatihi hakkına tecavüz edilendir.
 

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde Kul hakkı ile ilgili ayetler mevcuttur, ayrıca Peygamber efendimiz kul hakkı yiyenleri "müflis"  olarak nitelemiş, ahrette hakkını yediği kişilerin hakkına karşılık elindeki sevap ve sermayenin alınmasıyla iflas eden ve cehenneme atılacaklar olarak ifade etmektedir.
 

Son günlerde yaşadığımız ve Kur’an diliyle ‘zelzele’, bizim ifademizle deprem afetinin gözler önüne serdiği bazı olaylar herkesçe malumdur.
Herkes, kendi anlayışına, inancına, siyasi ve sosyal görüşüne göre zaten olanları tahlil etmektedir. Benim yapmak istediğim bir kez daha hatırlatmadan ibarettir.
Doğal afetler yaşandığı zaman hemen oraya koşup, afetzedeleri kurtarmayı, hayata tutundurmayı, iaşe ve ibate ihtiyaçlarını karşılamayı kendine görev edinmiş kurum eski adıyla Hilal-i Ahmer, günümüz ismiyle Kızılay’dır.
Bütçesi, tamamen yoksulların, aç ve açıkta kalanların, çaresizlerin, mağdurların hakkıdır, malıdır,

Afet anında yıkıntıların önünde, evlatlarının, torunlarının sesini, hayatiyetini ya da cansız cesedini aramak üzere çaresiz bekleyen yaşlı amcanındır. Ekmek dağıtan servisin önünde utanarak, sıkılarak sıraya girip, kendisine tahsis edilecek miktarı yaşadığı yere götürmeyi bekleyen teyzenindir. Bebesinin, çocuğunun hayatta kalması için çırpınan genç annenindir.
Ebeveynini kaybetmiş çocukların çığlıkları ve haykırışlarının arasına sıkışmış oyuncak, mama, bez, giysi ve ihtiyaç malzemelerini bekleyen yetimlerin ve öksüzlerindir. Kısaca, hayatta kalması ona ulaşmasıyla mümkün olacak insanlarındır.

 

Siz, Ayşe teyzenin, Ali amcanın emekli maaşından arttırarak ya da torununun, kendi kumbarasını kırıp içindekini sarı zarfın içinde size bağışladığı birkaç lirayı, onların aklındaki kişilere ulaştırmakla mükellefsiniz. Bunu yapmadığınız sürece hain damgasını yersiniz, zira emanete ihanet etmenin başka tarifi yoktur.
Kaldı ki bu, ister vakıf deyin, ister Beyt’ül mal deyin, ister Hilal’i ahmer deyin, bunun bütçesiyle harcanacak tek kuruşun hesabı size çok ağır gelmeli ve harcarken eliniz titremelidir.

 

10 ekmek alabileceğiniz yerde gerektiğinden fazla pazarlık ederek nasıl 12-13 ekmek alabilirimin hesabını yapmanız gerekir.
Çok sıfırlı maaşlar, malikâneler, lüks arabalar, makam saltanatları ve üst düzey torpilli atamalar karşılığında şatafatlı yaşantılar ve harcamalardan vicdanların kanaması gerekir ki, inandığımız dinin ve kâinatın sahibi Yüce Rabbimiz bunun hesabını çok şedid olacak şekilde soracaktır.

Ben, kurban bağışlamışsam, ayni ve nakdi yardım yapmışsam o parayla kimse kendine lüks yaşam kuramaz. Hatta bu görev, kısmen fahri, kısmen Allah rızası ve kısmen de idealizm içeren bir alandır.

Evi yıkılmış, sele kapılmış, ailesini, malını kaybetmiş yaşlı teyzenin çorbasına kime el atmamalıdır.
Varsa bu tür uygunsuz halleri düzeltmek ve müdahale etmek Devletimizin görevidir.

Herkes bir gün felaketzede olabilir ve sarı zarftaki çocuk harçlığına muhtaç hale gelebileceğini unutmamalıdır.
Düşmez, kalkmaz bir Allah var ve ondan korkulmalıdır.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sezai Ekmekçiler 8 ay önce

Ağzına ve yüreğine sağlık canım hemşerim ve kardaşım