Dünyanın en azılı terörist ve yayılmacı devleti hangisidir? Sorusunun yanıtı hepinizce malum sanıyorum.
Sokak ve meydanlarda henüz insani değer kavramlarını yüreklerinde taşıyan halk kitlelerinin, “Asrın Soykırım” suçunu işleyen Siyonist İsrail yönetimi ve yandaşı ABD’dir.. Ve karşılarında sadece ezilen halkların duydukları öfke ve protesto eylemleri..
Bu eylemlere gölge düşüren ise; kimi siyasetçilerin tarihi kimi siyasetçilerin de utanç dolu EPSTEİN DOSYASI ile bağlantılı İlişkilerinden dolayı bu Siyonist yönetime arka çıkışlardır. O nedenle “demokrasi” ye halkın yönetimidir diyemiyoruz tam olarak.
Bakınız ABD’ye ve dünyanın birçok yerinde yeraltı ve yerüstü varlıklarını sömüren batılı ülkelere, demokrasi var mı? Var var, sadece geri kalmış yoksul ülkeler için “zorba demokrasileri” var..
Yahudi ırkının çağlar boyu uğradığı zülüm ve Hitler soykırımı, 1948’den beri İsrail’i yöneten Siyonistlerin Filistin halkını tümüyle yok etme canavarlığına dönüştü. Ateşkese rağmen aylardır Filistinli avına çıkan soysuz Siyonistler soykırıma devam etmekteler. Yahudi halkının masum olan kısmının da, İsrail yönetimine ne kadar karşı olduğu ve tepki gösterdiği de tartışmalı aslında.
ABD halkının %60’ı ezilerek yok edilmeye çalışılan Filistin halkına destek verse de, Siyonist Yahudi lobileri bu masum halka duyulan sempatiyi ezip geçmekteler. Bu canavar Siyonist yönetimi ne kendini katlettikleri Filistin halkının yerine koyuyor, ne de uluslararası hukuk ilkelerine saygı duyuyor.
Uyduruk eklemelerle doldurdukları kitapları Tevrat’ta, güya yaradanın kendilerine ikram ettiği Arz-ı Mev’ud konusunda tersine yakalanmış durumdalar.. Sözlerim için bazıları bana “dinci” yaftası yapıştıracaklar bilirim ama, Yahudilere Arz-ı Mev’ud vaad eden Allah değil, Yahudi softalarıdır..
“Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece, onların işini bir güne erteliyor ki, o gün gözler dehşetten dışarı fırlamış olacak. (İbrahim Suresi: 43)
ABD ve eşgüdümlerinin desteğindeki Siyonistlerin, mahzun ve masum Filistin halkına yaptıkları insafsız ve vicdansız Soykırım cezasız mı kalacak sanırlar bu Siyonistler?
“Bela geliyorum demez..” derlerdi atalarımız..
Küresel güç belası gerek savaşlar gerekse işgalleri ile tüm masum dünya uluslarının gırtlağını sıkıyor asırlarca....
Egemen güçler masum ulusların ağzındaki lokmaya dahi göz dikmişler. “Histerik zenginlik hırsı ve tedavisi olmayan sömürgecilik pandemisi”ne yakalanmış durumdalar.. Çözümsüz yoksulluk ve göçmen sorunlarına yol açıyorlar utanmadan.
Hele para ve silah gücünü de elinde tutan bu küresel egemen haydutlar, güçsüz ve masum ülkelere “Yolunacak Kaz” muamelesi yapıyorlar ahlaksızca.
İsrail’i yöneten Siyonistler, üç yıl boyunca yurtlarından sökemedikleri o onurlu Filistin halkını, katlanılması güç açlığın bataklığına sürüklüyorlar. 8 Milyar nüfusun tepesinde polis ya da jandarma işlevli bu yönetimlere “HOOOP DEDİK!” tavrını koyacak yiğit bir kabadayı henüz çıkmadı..
Dünya, varlıklı ve politik etkinliği sınırsız sayılan egemen güçlerin güdümünde.. Evrende bir bakteri büyüklüğünün trilyonda biri olan dünyanın paylaşılamayan azgınlığıdır bu.. Bu azgınlık YAPAY ZEKÂ HAYDUTLUĞU ile dünyayı Cehenneme çevirecek gibi de gelişiyor.. Bakınız Venezuela ve İran’ın nasıl kendi politikaları doğrultusunda hizaya getirildiğine.
Hoyrat kabadayı ve zorba yöntemlerle nasıl küçük düşürülüp madara edildiklerine bakar mısınız? Saygısız utanmazlar, dünya nimetleri hep size var da aç yoksul geri kalmış ülkelere yok mu?
Ulus onur kavramının nasıl tersyüz edilip de, küresel güç çıkar paralelinde kazığa oturtulduğuna tanık tüm dünya bugün.. Hele İsrail’e arka çıkan EPSTEİN UTANÇ DOSYASI listesine kayıtlı bazı lider ve elitlerin, Filistin soykırımını görmezlikten gelmeleri, kokuşmuş uygarlığın en belirgin simgesi değil mi?..
Dünya halk kitlelerinin henüz fırtınaya dönüşemeyen protestoları ve sokak eylemleri, bu alçak soykırımı engelleye bildi mi? Uluslararası hukuk ve onun çömez örgütleri de, canavarlaşmış İsrail yönetimine karşı çaresiz durumda.. Birleşmiş Milletler derseniz “boş beşik”..
Varlıkların paylaşımı konusunda karşılıklı KAZAN KAZAN söylemi nalıncı keseri gibi küresel güçlerin tekelinde.. KAZANAN VE HEP KAZANAN BEN OLMALIYIM arsızlığı sürüp gitmekte.
ABD- İsrail azgınlığı şimdi de İran’ın başına çorap örmekte. İran sınırdaş bir komşumuz olsa da, aslında 50’ye yakın senedir o da vekil güçleri ile Ortadoğu‘yu kana bulayan diğer bir ülkedir. Ellerinden gelse güçleri yetse onlar da İsrail devletini yok etmek niyetindeler.
Orta Doğu’daki bu iki cambazdan birinin dişleri sökülmek üzere. Dişleri söküleceklerden olan Çöl Arslan’ı İran’ın kuyruğu da yakında kesilecek gibi görünmekte.. Ya da ABD bir bataklığa saplanıp kalacak.. İzleyelim görelim..