Bursa Arena E'Gazete
2026-02-04 10:55:46

Anadolu İrfanına Sahip, Ufku Geniş Bir Dava Adamı: Aykut Edibali

MÜJDAT KAYAYERLİ

04 Şubat 2026, 10:55

Hak yolunda ve Milletin uyanışına Rehber olan Aykut Edibali’yi, 1991 seçimlerinde Milliyetçi Çalışma Partisi, Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi’nin İttifak kurduğu ve seçimlere ortak kararlar alarak girdiği dönemde yakından tanıdım.

Milli bir İttifakın mimarlığını yaptığından, Türk siyasi hayatının da doğru adımlarla şekillenmesine vesile olduğu için, unutmamız mümkün olmadı.. Edibali, milli unsurlara gittikçe yabancılaşan ülkemizde, ”Milli İktidar için Milliyetçi Güçlerin Birliği kurulmalıdır, milli bir ittifak sağlanmalıdır ” fikrine sahipti. Afyon da Birinci sırada Mv. Adayı Aykut Edibali beklenirken TRT’de Yönetmen olan Refah Partisi Adayı Yücel Çakmaklı 1. sırada, MÇP Adayı bendeniz de 2. sıradan aday gösterilmiştik. Aykut Edibali Abimiz de Kayseri’den seçimlere katıldı. Biz ise, bölge barajını aşamadığımız ve 87 oy alamadığımız için seçilememiştik. Ama fedakâr, cefakâr, bilge lider Aykut Edibali Kayseri’den, bilge lider Alparslan Türkeş Adana’dan, Necmettin Erbakan da Konya’dan Milletvekili olarak seçilmişlerdi. Birer dava adamı olan parti liderlerinin seçimleri kazanmalarına ve Meclise girmelerine çok sevinmiştik. Çünkü onlar Anadolu irfanının sahipleri, büyük Türk Milleti’nin umudu, meşalesi ve kahramanlarıydı.

Merhum Aykut Edibali’nin vefatının seneyi devriyesinde O’nu yeniden anmak, hatırlamak, hem zamanı en iyi kullanan mütevazı bir insan olarak, hem de üşenmeden, ertelemeden, vazgeçmeden çalışan, gençlere örnek olan, toplumda yolları aydınlatan bir ışık, rol model olan örnek bir milliyetçi, insan sevgisiyle dopdolu vatansever bir lideri kendi bakış açımızdan Sizlere anlatmayı vatan borcu bildiğim için, böyle bir makale yazmayı uygun gördüm.

Aykut Edibali, iyi bir aile reisi olduğu kadar, hakkını teslim edeceğimiz şekilde iyi bir öğretmen, hak, hukuk ve adalet terazisi doğru yüksek şahsiyetli bir mücadele adamı, aynı zamanda iyi bir düşünür, siyasi olayları hemen kavrayan ve karar vererek ileriyi gören düşüncelerle milli mücadeleye katkıda bulunan, bulunduğu çağı çok iyi yorumlayan ve gerekli önlemleri anında kadrolarına aktarabilen, aksiyoner, birlik ve dirlik davasından vazgeçmeyen, emperyalizme prim vermeyen, ihanet planlarını yerinde meşruiyet içinde açıklayan, kimsesiz Anadolu garibanlarına sahip çıkan, Hak, Hukuk ve Adalet için canını verircesine çırpınan, binlerce genç yetiştiren, eserler ortaya koyan ‘Yeniden Milli Mücadele Hareketi’nin, Islahatçı Demokrasi Partisi’nin ve Millet Partisi’nin Lideridir.

Merhum Edibali, aynı zamanda Türk Milletini, Türk Dünyasını ve İslam Dünyasını uyaran söylemleri, makaleleri, sohbet ve yazılarıyla toplumda alaka görmüş, takdir edilmiş, aşağılanan insanlara cesaret vermiş, hor görülenlere el uzatmış bir toplum önderidir.

İlim, siyaset ve ahlak birbirleriyle barışık olmalıdır. Siyaset, ibadetin kardeşi haline getirilmeli, ibadet şuuru ile yapılmalı, her türlü kirden, pislikten, yalan ve istismardan, sahtekârlıktan arındırılmalıdır. Siyaset, ya ibadet temizliğinde yapılır, ya da yapılmaz.” diyerek, Siyaset yapmanın bir ibadet olduğunu söyleyen Edibali, inanç ve iman hareketinin, irade ve kararlılığın, milli ve manevi değerlerin ayaklar altına alınmaması için cesaretle mücadele etmiş, gerçek bir mücadele adamıdır.

Günümüzde Türkiye’nin hangi iline giderseniz gidin, mutlaka Onu hatırlayan, Ondan feyz alan, Onu seven sayan insanlara rastlayabilirsiniz! Edibali, milli fikri temelleri özümsememiş kişilere sorumluluk verilmesini istemezdi. İnsanların kendi kendilerini yetiştirmeleri gerektiğini, her konuşmasında ifade eder, disiplinli olanları sever, gençlere şefkatle davranır, adeta yöneticilerini onların arasından imbikten akan su misali seçer ve görev verirdi. Görev verdiği kişilerin hata yapma şansı yoktu. Mükemmel olmayı tercih ederdi. “Beynelmilel Sermaye ve İhtilaller”, “Millet Düşmanlarının İhanet Planları” ve “Gerçek Emperyalizm” adlı eserleri, Türkiye’nin siyaset gündemine bomba gibi oturmuştu. Edibali’nin, her zaman bireylerin kişilik sorunları ile değil, onların fikir, sosyal, kültürel ve siyasi düşüncelerindeki hataların düzeltilmesi yönündeki gayretleri takdire şayandı. Özellikle İnkılap Şiirindeki tariflere bakılacak olursa, İnsanın sadece Allah’a kulluk etmesi, insanlardaki yüksek şahsiyetin imarı ve yeniden şahsiyet kazandırmanın rolünün önemi, gayri milli kültürden uzaklaşmak, ideolojinin insanın yaşam felsefesi olmasından tutun, heyecanla, azim ve cesaretle, imanla istikbale yönelerek Bayrağımızı yükseklere kaldırmanın ne kadar zorunlu olduğuna şahit olmaktayız.

Bilge Lider Edibali, davasını şu şekilde tarif ederdi: “Dava, senin hayatını mücadeleyle, çileyle ve alın teriyle ortaya koyduğun, sonu mutlaka zaferle bitecek mübarek, kutlu yolculuğun adıdır.”

O, hitap ederken de Millete seslenirken de, Onlara çok üstün değerler verir ve şöyle söylerdi: “Türk Milleti’nin varlık ve beka davasının yılmaz savunucuları, Muhteşem Türkiye’nin kurucusu aziz ve kahraman millet evlatları, Büyük Türk Milleti’nin kahraman hanımları, yiğit beyleri...” İşte dava adamı olmak, Ona göre, rahatından, keyfinden, makam ve mevkiinden, bir daha dönmemek üzere ve bilerek vazgeçme yolculuğu idi. Burada insanlar neden Edibali’yi çok seviyorlardı diye bir soru sorduğumuzda, Edibali’nin davası, davasına sadakati ve üstlendiği misyonu harfiyen yerine getirmesiydi, şeklinde cevap verebiliriz.

O, ahlaklı siyaseti hedef edinmişti. Adanmışlıktan vazgeçmemek, yüreğinin sesini, vicdanını, kendi ruhuyla hürriyet ve bayrağı yükseltmenin gayretiyle ülkemizde olan eksikliklere, kötü olan her şeye, zulme karşı bir milli duruştu Edibali Hareketi... Mal, para, mülk, dünyalık her işi geri çeviren, kabul etmeyen bir iradeye sahipti O.. Günümüz siyasetçileri gibi düşünmezdi. Parti devletine de, partili makamlara da karşıydı, ehliyet ve liyakate önem verir ve ilkönce ahlaklı, adaletli bir devlet erkanından bahsederdi. Her zaman, her yerde devletin birliği, bütünlüğü, milliliği, kudret ve büyüklüğünü savunan “Kamil” bir insandı.. İnsanların konuştuğu zaman doğru konuşmasını, hükmettiği zamanda adaletle davranmalarını isterdi..

Edibali, hayatının sonuna kadar, milli güçlerin bir araya getirilmesinden, milli ittifakın kurumlaşmasından, bunun Türk Milleti’nin asli ihtiyacı olduğundan bahsederek, bu çalışmalara ön ayak olmuştur. Aslında savunduğu fikir ve idealleri iktidarlara taşıyarak Türkiye’mize büyük bir dinamizm kazandırdı.. Gönül seferberliğine önem vermiş, bıkmadan usanmadan mücadele etmiş bir Serdengeçti olarak Edibali’yi sadece seneyi devriyesinde değil her zaman anmalıyız ve O’nun takdire şayan tüm özelliklerini “Türk Milleti’nin Ruh ve Anlam Köklerine bağlı Bir Kültür Kahramanı” olarak Gençlere anlatmalıyız..

Edibali, mükemmel bir dava adamı olduğu için, O’nun hayatında hiçbir zaman yılgınlık, atalet ve ümitsizlik de olmamıştır.. O her zaman “Yarınlar Bizimdir” felsefesiyle hareket etmiş ve onurlu bir mücadele vermiştir. Tüm erdemli insanları toplayarak çalışmaları Türkiye sathına yaymış, kadrolarına akıllı olmayı, bilimle hareket etmeyi ve sabırlı olmayı tavsiye etmiş, yaşanılan dünyanın adaletle, huzurla, güvenle ve barışla daha iyi olacağına işaret etmiştir. O, karamsarlık ve ümitsizlikten hoşlanmaz, daima güzel işlerden bahsedilmesini arzu ederdi.

En son 2020 Yılında ziyaret ettiğim Aykut Edibali’ye son yayınlanan “Bilgelik Atlası” adlı kitabımı imzalayarak kitabımızın önsözünde belirttiğim Kanuni Sultan Süleyman’ın “Her iyiliğin kaynağı Adalettir. Adil olmayanın elinden çıkan iş kötü iştir.”, Victor Hugo’nun “Adaletsiz bir memleket, güneşsiz bir dünyaya benzer.”, Montesqui’nin “Kanun, düzen, güvenlik devletlerin nitelikleri ölçecek üç temel unsurdur.” ve Hz. Ali’nin “Şahsınıza kötülük eden bir insanı affediniz, lakin vatanınıza ve milletinize kötülük eden bir kimseyi affetmeyiniz.” sözlerini okuduğumda, “Bunlar bizim umdelerimiz, prensiplerimiz” demişti ve diğer paragrafı kendisi okumuştu: Yusuf Has Hacip’in, “Ederse insanı söz sultan eder. Ne yumruktan ne kılıçtan iz kalır, insan ölür, arkasından söz kalır..”

Sonuç olarak Millet Partisini, Milletimizin kendisi haline dönüştürerek milli siyasetimizin rehberi ve yüz akı olmayı hak etmiş Aykut Edibali’yi rahmet ve minnetle anıyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun diyorum. Saygılarımla.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.