Dostumuzun birisi özelden bir mesaj göndermiş ve lanet okumamızı istiyordu.

“Mardin Belediye başkanı Ahmet Türk şehit ailelerini işten çıkarıyormuş"

Bu tablonun evveline gitmeden bu haliyle değerlendirdiğimizde hatalı bir sonuca varacağımız aşikardır.

Yaradan :

“Aklını kullanmayanın başına bela yağdırırım" derken acaba biz nerelere bakıyoruz.

Bu adam hastaydı,

Biri çıkarılması için rica etti, diğeri de çıkardı,

Kim kiminle ortak hareket etti,

Kim kimi “HDP” ile ortak olmakla itham etti,

Ve sonuçta şehit aileleri işten atıldı. Suç kimde, hata kimde ? Kendini eleştiren yok.

.

İnsanlar takım tutar gibi parti tutmaya başladılar.

Eğrisine doğrusuna bakmadan kendi mensubu oldukları partinin kazanmasını istiyor.

Kul hakkı yenmiş mi ?

Ortada bir haksızlık hukuksuzluk var mı ?

Kim yalan söylüyor kim doğru söylüyor ?

Kurumlar görevlerini gereği gibi yapıyor mu ?

Bunlara bakan yok.

Bu değerler artık sadece lügatlerde kalır hale geldi.

Son günlerde YSK’nın kendini inkar ederek ortaya koyduğu tavır bir sürü soru dizisini de beraberinde getirirken bu savlarımızı tasdikler gibiydi.

Güçlü olan almaya başladı.

Zayıf olan ezilmeye başladı.

Halbuki Eskiler öyle der ;

“Ver Allah’ın verdiğine, vur Allah’ın vurduğuna”

Yine başka bir sözde ;

“Yetim malı yiyen iflah olmaz" demişlerdir.

.

Bunlar tecrübe ile sabitlenmiş sözlerdir.

Denenip yaşandıktan sonra uygulamaya konulmuş hayat kurallarıdır.

Bu sözü anlayabilmek için Ali’nin Veli’nin sözüne aldırış etmeden, Kur’an ayetlerine bakıp karar vermek gerekirken herkes kendi parti liderinin verdiği beyanatlar doğrultusunda hareket etmeye başlayınca kantarın topuzu iyiden iyiye kaçmış oldu.

Eğer “İkr’a” ile başlayan uyarıya dikkat etmiş olsaydık,

Yaradan yetim malı yemenin büyük günah olduğunu yine Kur’an da haber veriyordu.

“Yetimlere (buluğa erdiklerinde) mallarını verin. Temizi pis olanla değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp(haksız yere) yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.” (Nisa,2)

İnsan olarak sakın ha bunun tersini yapmaya kalkışmayın.

Allah’ın verdiğine siz engel olmaya kalkmayın.

Allah’ın vurduğuna da engel olmaya kalkışmayın.

Yoksa hüsrana uğrar onlardan olursunuz.

Peygamber Efendimizi bir hadîslerinde bizleri helak edebilecek konuları açıklamıştır.

"Siz. (fertlerin ve milletlerin mahvolmasına sebep olan) helâk edici yedi günahtan sakınınız!"

Ashabı kirâm: "Yâ Rasûlüllah! Bunlar hangileridir?" diye sorunca, Peygamberimiz:
"Âllah'a şirk (ortak koşmak), büyü yapmak, Allah Teâlâ'nın öldürülmesini haram kıldığı kimseyi öldürmek-haklı olarak öldürülen müstesna -; tefecilik; yetim malı yemek; düşman ile savaşırken kaçmak; evli ve hiç bir şeyden haberi olmayan namuslu bir kadına zinâ isnâd ve iftira etmektir" buyurmuşlardır (bkz. Riyâzü's-Sâlihîn Terc, III, 184).

Yanlışlık yapma ikazının yanında Yaradan yetim malı yiyenlere de ne olacağını yine Nisa suresinde bizlere bildiriyor.

"Yetimlerin mallarını haksız (ve haram) olarak yiyenler karınlarına ancak bir ateş yemiş olurlar. Onlar çılgın bir ateşe gireceklerdir" (Nisa, 10)

Yetim hakkı yiyenler hakkında Yaradan böyle derken biz ne yapıyoruz !

Yetim malı yiyip de Allah’ın ateşe atacağını söylediği kişilere sen de yardım eder, destek verirsen sen de ateşe gireceklerin tarafında yer almış olursun. Allah’ın ikazına aldıran yok. Herkes gözünü parti liderlerine dikmiş durumda. Yaradan’a inat birileri cennete sokuyor.

Yine başka konu olan , "Başkasına ait bir malı, korunduğu yerden, sahibinin bilgisi dışında gizlice almak." demek olan hırsızlık, mala ve mülkiyet hakkına karşı işlenen temel suçlardan biridir.

Hırsızlık; kitap, sünnet ve icmâ delilleriyle yasaklanmıştır. Kur'ân'da şöyle buyurulur:

"Hırsızlık yapan erkek ve kadının ellerini kesiniz." (Maide, 38).

Hz. Peygamber (asm) efendimiz de bu konu hakkında şöyle buyurmuştur:

"Sizden öncekiler şu sebeple helâk oldular; onlar, şerefli bir kimse hırsızlık yaptığı zaman, hırsızı serbest bırakırlar. Güçsüz bir kimse hırsızlık yapınca da, ona ceza uygularlardı." (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VII,131,136).

Yine Cenab-ı Hak bir başka konu hakkında

"... Yalan sözden kaçının." (Hac 30) buyurmuş.

Bir hadisi şerifi de Safvân bin Süleym (r.a.) anlatıyor:

Resûlullah Efendimiz’e:

–Mü’min korkak olabilir mi?.. diye soruldu.

–Evet, olabilir! buyurdu.

–Mü’min cimri olabilir mi? diye soruldu. Allah Resûlü yine:

–Evet, olabilir! buyurdu.

–Pekâlâ mü’min yalancı olabilir mi?  diye soruldu. Resûlullah bu sefer:

–Hayır, aslâ!..  buyurdu. (Muvatta’, Kelam, 19; Beyhakî, Şuab, IV, 207)

Bu hadisin ışığında Gerçek bir Müslüman kendi aleyhinde de olsa, doğru söylemeli ve asla yalana yaklaşmamalıdır. Çünkü Allah Teâla şöyle buyurmuştur:

"Ey iman edenler! Hak üzere durup adaleti yerine getirmeğe çalışan hâkimler ve Allah için doğru söyleyen şâhitler olun. Velev ki, o şahitliğiniz nefisleriniz yahut ana babanızla yakın akrabanız aleyhine olsun. İster üzerine şahitlik yapılan kimseler zengin veya fakir bulunsun..." (Nisa, 4/135). Aleyhimizde olsa bile Yaradan’ın emri bu iken YSK’nın yaptığı nedir bakan yok.

Yalanın kötülüğüne gelince, Peygamberimiz (asm);

"Yalan kötülüğe, kötülük Cehennem'e götürür. İnsan yalancılık yapa yapa, nihayet Allah katında yalancılardan yazılır." (Buharî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103-105)

Resulullah, yalanın insanı cehenneme götürdüğünü söylerken, insanlar yalancıyı kollar duruma geçmiş. Bu duruma Yaradan Kitabımız Kur’anda bize buyuruyor;

"Birbirinizi aldatmak için (yalan) yemin etmeyin, bu yüzden yere sağlam basan ayak sürçebilir ve Allah yolundan alıkoymanıza karşılık kötü bir azab tadarsınız. Bunun için size (ahirette de) büyük bir azab vardır." (Nahl,16/94)

Yalancı insanların sonunun cehennemde azablandırılacağını haber verirken bizler Yaradan’ın emri karşısında duran yalancıları kollar hale geldiysek durum gerçekten çok vahim.

Bu tür insanlar için Allah Rasulü (s.a.v.);

“Mazlumun (yani haksızlığa uğrayanın) bedduasından sakının; çünkü onun duasıyla Allah arasında, duanın kabulüne engel hiç birşey yoktur (duası kabul edilir)” buyurmuştur. (Buhari, “Mezalim”, 9,35; Müslim, “İman”, 29; İbn Mace, “Dua”,II)

Mevlam encamını hayreylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.