Milletçe bağrımızı yakan 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 20. Yılı.

“Sesimizi duyan var mı?.."

Hep birilerine ulaştırmaya çalışıyoruz.

Yanlış giden bir olayda insanları uyarmaya çalışıyoruz.

“Bizi duyan var mı?.."

MHP’deki hareketlere sessiz kalanlar duyuyor musunuz?

Deprem sadece ülkeye ve insanlara gelmiyor.

Partilere de geliyor.

İdeali olan insanlara da geliyor.

Şu anda “Parti nereye gidiyor” duyuyor musunuz?

Sesimizi duyurmaya,

Sizi uyarmaya,

Daldığınız gafletten uyandırmaya çalışıyoruz. Yoksa akıbet çok kötü olacak.

Saffat suresi ayet 177 ;

“İstedikleri başlarına geldiğinde (önceden) uyarılmış olanların sabahı çok kötü olacaktır.."

Diyor Kur’anı Kerim.

Kimse burnundan kıl aldırmak istemiyor.

Herkes kendinin haklı olduğu yönündeki beyanlarını arşa kadar çıkarıyor.

Bunun üzerine “Teşkilat hataları” da eklenince içinden çıkılmaz bir hale doğru gidiyor.

Bazı basın organları “MHP Antalya İl Başkanlığının Korkuteli’nde düzenlediği bayramlaşma şenliğinde, alana Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin posterleri asıldı. MHP’nin efsane lideri Alparslan Türkeş’in ise posterine yer verilmedi." şeklinde haber yapsa da, resmin sağ tarafında merhum Başbuğ’un da resmi bulunmaktaydı.

Bazıları bu durumu “Tabi ki Cumhurbaşkanının da resimleri asılacak" diyerek olayı sulandırmaya çalışsa da geçmişte bunun böyle olmadığı da gün gibi ortadaydı.

İşte 23 Haziran 2018 tarihinde yapılan Büyük Ankara mitingi ;

Meydanlara asılan resimlerde Atatürk, Başbuğ ve Devlet Bahçeli yan yana; Cumhurbaşkanı portresi yok.

İşte 28 Ocak 2011 seçim beyannamesinin açıklanması; Sadece Kurucu Lider Atatürk’ün resmi var.

İşte MHP’nin 12.Olağan Kurultayı; Sadece Atatürk ve Başbuğun resimleri var.

Geçmişte yer alan bu kareler, MHP’nin kendine "hedef tayin ettiği" dönemlerdir.

Ne zaman ki MHP hedef saptırmaya başlamış, İlke ve düşünceler de değişmeye başlamıştır.

Yapılmayan kurultay sonrasında bıçakla kesilir gibi ortadan ikiye ayrılan Ülkücüler,

Şimdi bu da yetmiyormuş gibi birbirlerini “Sosyal Medya" üzerinden alabildiğince hırpalıyorlar.

Adeta düşman kardeş peydah ettiler.

Ülkücüler liderlerine söz söyletmezler. Onun için kendilerine sesleniyoruz;

Bu saçmalıklara ne zaman son vereceksiniz.

Şehit olan Ülkücülerden sonra Başbuğun kemiklerini de daha ne zamana kadar sızlatacaksınız.

Buradan Ülkücülere bir kez daha sesleniyoruz;

“Sesimizi duyan var mı?.."

Eğer sesimizi duyuyorsanız kendinizi değiştirin.

Bu partiyi yok olma aşamasından çevirerek şahlanış safhasına getiriniz.

Bu değişimi sizden başka kimse yapamayacaktır.

Toplumların Değişiminde İlahi İlkeler mevcuttur.

Ülkücüler olarak bu İlahi uyarıyı dikkate almamız gerekir.

"Bir toplum kendi nefislerinde olanı değiştirmedikçe, Allah onlarda olanı değiştirmez” (Ra’d suresi ayet 11) ayetinin verdiği mesaj bireyden başlayan değişimin topluma yansımasıdır.

Birey olarak insanın değişime açık olması ve değişimi arzulaması kendinden olanın değişimine zemin hazırlamakta; kendinde olanın değişmesi toplumu etkilemesi söz konusudur. Ayet öncelikli değişimin bireyden başladığını anlamaktadır.

Toplumların bir ecele tabi tutuldukları ve bu ecelin de toplumun yaptığı davranışlarından kaynaklandığını Kur’an haber vermektedir.

“Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.” (A’raf suresi ayet 34) ayeti bize toplumlara biçilmiş bir ecel olduğunu görmekteyiz.

Toplumların değişim ve dönüşümüne neden olan etkenlerin başında toplumların önde gelenleri yer alır. Toplum genel itibariyle bilinçsiz ve de ne yapacağını bilmeyen insanlardan müteşekkil olursa kötü sonun geleceği kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.

Toplum önderleri, azim ve kararlılıklarını tutkuya dönüştürdükleri sürece değişimi gerçekleştirebilirler. Toplum liderlerinin önden gitmesini ve ilk etapta önderlerin değişim ve dönüşümü kendi yaşamlarında göstermeleri isterler. Turan hedefi olan bir parti liderinin başka bir partinin kanatları altına girmesi kabullenilebilecek bir olgu değildir. Toplum isteyecek lider yapacak. Toplumun istediklerini Lider azimle yerine getirmeli ki başarıya ulaşılsın.

Tıpkı Hz. Musa ve beraberlerindekilerde yaşandığı gibi; Kızıl denize vardıklarında Hz. Musa işte planımız dedi. “denize yürüyeceğiz, Allah suları kaldıracak ve biz kuru toprak üzerinde yürüyeceğiz..” onları izleyenler ise “Önce Sen” dediler. Musa önden gitti ve diğerleri de onu takip ettiler.(Tevrat)

Ülkücülere bir kez daha sesleniyorum

“Sesimizi duyan var mı?.."

Eğer Turan istiyorsanız azim ve karar ile, Bilge Lider de öne düşecek.

Eğer "Reis" bu işin lideri ise "Bilge"ye ihtiyaç yok derhal çekilmeli.

Ve MHP tümüyle birlikte Ak partiye ilhak edilmeli.

Yok "Reis" Bilge Lider ise, haksızlığa meydan vermeden 1974 yılı Kıbrıs Fatihi rahmetli Ecevit’in de posterini onların yanına asman gerekir..

...

Eğer Türkiye’nin “Beka” meselesi hala devam ediyorsa neden bir Ülkücü bu bekasızlığın sonlandırılması noktasında etkin bir göreve getirilmiyor.

Artık bir “Beka” sorunu olmadığını daha ne zaman anlayacaksınız.

Eğer ortada bir beka var ise her gün sayısı artan bir işsizler ordusu meydana getiriliyor

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı Mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 21 bin kişi artarak 4 milyon 157 bin kişi oldu.

Uluslar arası Para Fonu (IMF) verilerine göre, büyük ekonomiler sıralamasında 2017’de 851.5 milyar dolar Türkiye'nin milli geliri bu yıl dövizde yaşanan artış nedeniyle 713.5 milyar dolara inecek.

Büyük ekonomiler sıralamasında 2017'de 17’nci olan Türkiye'nin bu yıl 19'uncu sıraya gerileyecek.

Türkiye'nin GSYİH'si (galat olarak milli geliri) 2018 yılında 784 milyar dolar olmuş. Halbuki bu rakam 2017'de 851 milyar dolarmış. Bu durumda Türkiye'nin milli geliri bir yıl öncesine göre %8 azalmış. Beka ise budur.

Bir başka Beka örneği. Türkiye'nin büyüme rakamlarıyla birlikte açıklanan kişi başına düşen milli gelir verileri de 2018 yılında dolar cinsinden 2007 yılının gerisine düştü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre gayrisafi yurtiçi hasıla güncel fiyatlarla 3,7 trilyon lira ya da 784 milyar dolar oldu. Yine bu dönemde kişi başına düşen ortalama gelir ise 45 bin 463 lira, ABD doları cinsinden ise 9 bin 632 dolar oldu.

Bu, 2007 yılındaki 9 bin 656 dolar olan ortalama gelirin de altında bir seviye.

Ülkenin ekonomik olarak çökmesi bir beka değil de nedir ?

Elektriğe zam,

Benzine zam,

Doğalgaza zam,

Banka işlemlerine zam,

Ekmeğe zam, alabildiğince tavanda,

Maaşlara da tabanın altında.

Toplumu tükenmişliğe götürmek beka değil de nedir ?

Ülkücülere Fatih Sultan Mehmet’in nidasıyla son kez sesleniyorum;

“Baba, eğer padişah siz iseniz geliniz ve ordunun başına geçiniz. Yok, eğer padişah ben isem, size emrediyorum! Gelip ordunun başına geçiniz.”

Anlayacağınız şu an Turan ordusu Başsız !..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.