Herkes şiddeti kendinden ayrı, kendinde olmayan bir şey gibi görür. Oysaki şiddet hepimizin içinde olan bir şeydir.

Genelde insanlar şiddet olgusunu kafasında bir yere oturtmaya çalışarak aslında ondan kaçmaya çalışır. Çünkü şiddet konusunda kimse ne yapacağını bilemez. Şiddete şiddetle mi karşılık vermeli yoksa şiddetsizlikle mi? Yani zihin şiddet ile yüzleşemez.

Şiddetten bu kaçışlar sadece bir oyalanma olduğu için şiddet bitmez. Birey bunu fark ederse şiddet gerçeği ile yüzleşir ve onu aşabilir.

Önemli olan şiddeti aşmaktır, ancak bu şekilde şiddetsizliğe adım atabilir insan. İçimizdeki şiddeti aştığımızda, şiddetle karşılaşmayız artık.

Peki, Şiddeti Nasıl Aşacağız?

Büyük Yoga Üstadı Akif Manaf en son çıkan eseri “Şiddet Psikolojisi” kitabında şöyle açıklıyor:

Günümüz insanları ya şiddeti meşrulaştırarak ya ona direnerek ya da onu kınayarak, kendilerini şiddet konusunda koşullandırmaktadır. Bu nedenle insanlar şiddet olgusunu zaten bildikleri imajlarla özdeşleştirmekte ve yepyeni bir şekilde izleyememektedir.

Bir insan bu durumun farkına vardığında, şiddeti yepyeni gözlerle yeniden görmeye başlar ve şiddetin daha önce bilmediği boyutlarını keşfeder. Bunun için insan, şiddet imajlarının zihinde şekillenme mekanizmasını anlamalıdır.

İnsan belleği karşı karşıya gelinen deneyimleri muhafaza etmek için insanın dikkat etmediği olayları imajlar şeklinde stoklar. İnsan hoşuna gitmeyen şeyleri göz ardı edince, bu şeyler zihinde iz bırakır.

İşte bu izlere “beleğin imajları” diyoruz. Eğer insan karşılaştığı şeye tüm dikkatini verirse ve onun tamamen farkında olursa, zihinde hiçbir iz kalmaz çünkü artık buna gereksinim duyulmaz. Gerçek şu ki, dikkatsizlik zihinsel imajlara neden olmaktadır.

……………

Örneğin insan şiddetli olduğunda, tümüyle dikkatli olursa ve bunun tamamen farkındaysa, zihinde şiddetle ilgili imajlar oluşmaz ve hafızaya yüklenmez. O zaman dikkatsizlik olmadığı için geçmişten kalma imajlar o anki şiddetin gerçekten algılanışına müdahale etmez, böylece şiddetin o anki gerçeği perdelenmez ve yepyeni boyutları keşfedilir.”

Şiddeti gerçekte olduğu gibi görmek, onu fark etmek, onunla yüzleşmek ancak farkındalığın yükselmesi ile olur. Böylece içimizdeki şiddeti dönüştürebiliriz.

İnsanlar artık şiddetin ne kadar yıkıcı, zararlı olduğunu net bir şekilde görmeli ve zaman kaybetmeden bu konuda harekete geçmelidir. Şiddetteki büyük tehlikeyi gören zeki insan, şiddetten kaçmak yerine yüzleşerek onu aşabilir. İnsan farkındalığı yükselerek tekâmül etmeye başladığında şiddet, nefret gibi negatif enerjiler dönüşmeye başlar ve insan onların ötesine geçer.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.