Bir tarafta İktidar ve MHP’nin birleştiği liste içindeki BBP’ den oluşan CUMHUR ittifakı.

Diğer yanda siyasi imkanları kısıtlanmış yeni bir oluşumlu ama herkesin uykusunu kaçıracak bir İYİ parti, kökleri AKP’nin içine kadar uzanan Saadet partisi, Atatürk’ün partisi CHP ve mazinin içinde yer alan Demokrat partinin meydana getirdiği MİLLET ittifakı.

Son anda seçim kervanına katılan Perinçek.

Bir de her iki ittifaka teğet geçen HDP !

Bu seçimin tam da düğüm noktası burası.

.

İktidarla muhalefet arasında yapılan kıyasıya bir mücadele.

Bir tarafta baraj problemini ortadan kaldırıp koltuk bekasını erteleyenler,

Bir tarafta baraj problemini düşünmeden geleceğe koşmak isteyenler.

.

Erken baskın olarak adlandırılan bu seçim bütün planları alt üst etti.

Devlet Bahçeli’nin erken seçim teklifiyle birlikte iktidar da Gündem belirleme gücünü kaybetmiş gibi gözüküyor.

Hele hele demokrasi adına İYİ partinin seçimlere sokulmaması üzerine yapılan kurgular üzerine CHP’den 15 milletvekilinin İYİ parti kadroları arasında yer alması iktidarın bütün düşüncelerini allak bullak etti.

Denizin dalgaları da yalıyarlara vurarak oradan parça koparmak istermiş.

Muhalefet de iktidara vurarak parça koparmak isteyecektir.

Taşeron yasası, emekliye iki bayram ikramiyesi, imar barışı, vergi anlaşması, esnafın borçlarının ertelenmesi vs. gibi bir çok konuları kapsayan bir toz dumanı alanında Cumhurbaşkanı Erdoğan "Ahdim olsun" diyerek AK Parti'nin manifestosunu açıkladı. Manifesto olarak nitelendirilen bu bildirimi bir anlamda itiraf gibi bir şeydi. 16 yıldır iktidarda olan bir partinin yapamadıklarının itirafıydı bunlar. Bunu söyleyene değil söyletene bakmak lazımdı.

"Faizler, cari açık ve enflasyon düşecek" dedi. Bir yandan bankaların, bir yandan devletin uygulamalarında yer alan faizler halkın belini bükmüştü iyice. Bu zamana kadara yapılamayan bunlar ne zaman yapılacak, aklınız başınıza yeni mi geldi diye hala halkın dilinde terennüm ediyordu.
"Vatandaşların hayat standartları artacak. “ vaadi karşısında sadece kendilerine yandaş olanların standartlarının artışının göründüğü bir düzlemde asgari geçime mahkum edilmiş insanların, ve bordo mahkumu olan insanların boyunlarında demoklesin kılıcı gibi sallanan vergi uygulamaları bu insanların uykusunu kaçırdıkça hayat standartlarının yükselmeyeceği konusundaki endişelerinin kırılıp kırılmayacağı hala meçhuliyetini korumaktadır.

“ Vergiler düşürülecek “ Neredeyse iktidarın en büyük gelir kaynağını teşkil eden bu maddede nasıl bir iyileştirme yapılacak herkes merak etmektedir. Mazotun, benzinin, doların, eorunun, altının sınırları aşarak rekor kırdığı dönemlerde bu işi bu zamana kadar halletmemişlerse hangi zaman dilimi içinde olacağı vatandaşın da merak konusunu oluşturmaktadır.

“ İhracatta yükseliş devam edecek, dışa bağımlılığımız azalacak “ iğneden ipliğe halkın en temel ihtiyaçlarının dışarıdan ithal edildiği, meraların bile devre dışı bırakılarak samanın dahi ithal edildiği, mevcut fabrikaların bir bir satıldığı bir dönem içinde ihracat ne kadar yükselebilir ve bu aradaki açığı nasıl kapatabilir ? sorusu gündemdeki yerini hala korumaktaydı.

"Her alanda adaleti tesis edeceğiz “ İnsanların gözlerinin önünde tarlada çay toplayan hakimlerin, kanununu hilafına bir hareketle YSK’nın mühürsüz oyları geçerli kılması gibi akla ters gelen bir davranışı canlılığını korur iken, fetö olayı ile binlerce insan işini, aşını ve hürriyetini kaybetmiş ve hala da bu adaletsiz davranışlar devam etmekte iken bu hitab insanların akıllarına yatacak mı yatmayacak mı ? bekleyip göreceğiz.

Eğer iktidar yüzde elliyi geçecek olsaydı bütün bu vaatleri yapmamış olurdu. Muhalefete de güç veren bu düşüncenin güçlenmesidir. İktidar hala dereyi geçememiş ve ortada beklemektedir. Muhalefet iktidarı dereyi geçmeden boğmak istemektedir.

Muhalefet de bu vaatlere Fransız kalmayarak onlar da bir atriksiyon içerisine girer.

Halkın perişanlığını ortadan kaldıracak vaatler sunar.

Sarayın yaptığı yanlışları ortaya dökecek vaatler yapar.

Gençlerin hayata hazırlanması için imkanlar sunan vaatler edilir.

Devam eden bu vaatler arasında gerçek olan bir şey vardı. Halkın aklını ve mantığını kullanmayacağı gibi bir gerçeği var.. Çok az kimse bu meziyetini ön plana çıkarmaktadır. Bütün katmanlar içerisinde herkes katiline aşıktı Yine bildiğini okuyacağı mesajlarını vererek hamasetle hareketi ön plana çıkarmak isteyenlerin çoğunlukta kaldığı bir hamlenin içinde yer alacaktır.

Perinçek’in etkisiz faktör olduğu bu gerçeklik içerisinde ;

İktidar partisi muktedir kalmanın hesaplarını yapacak,

İYİ parti iktidardan oy çalmanın hesabını yapacak,

Saadet partisi AK parti içine uzanan köklerini geri çekerek tekrar eski gücüne ulaşmaya çalışacak.

CHP halk nazarında görünen % 30 bandını geçmek isteyecek.

Yani hepsi iktidarı koparmanın hesabında.

İktidar da koparılmadan mevcudiyeti korumanın hesabında olacak.

Bence herkesin gözlerini çevirmesi gereken bir tek nokta var.

HDP !

Gerçeklerin zamanı gelince kendisini ortaya çıkarmak gibi bir huyu vardır.

Bu oylar ne tarafa giderse o tarafı ağdıracak.

Bizden demesi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.