Yıllar geçse de bazı olaylar birbirlerinin aynıdır.

1970’li yılların reklamıydı.

“Jell geldi, eskimiş çoraplarınızı atın"

Bu yıllarda Kırıkkalespor şampiyonluk mücadelesi veriyordu.

Bu reklamın revaçta olduğu hafta takım Antalya deplasmanına gitti.

Antalya’nın hiçbir iddiası yoktu. Ve takım maça çıkıp asılmayacaktı.

Ancak, seyirci Antalya sokaklarında fütursuzca balkonlara bağırıyordu.

“Eskimiş kocalarınızı atın yenileri geldi.."

Hoş olmayan bu tezahürat Antalya taraftarını da kendine bilemiş oldu.

Sahaya öyle bir Antalyaspor çıktı ki, şampiyonluk hesapları yapan takımı 3-1 gibi bir sonuçla yendiler.

Uyuyan yılanı uyandırmayacaksın.

İnsanların bilenmesine neden olacak davranışlardan kaçacaksın.

.

Bazı olaylar vardır ki, artık insanlara gına getirir.

Elindi bulundurduğu güç ile kendi yaptığını haklı görüp “Ben yaptım oldu” diyenler de böyledir.

Sevenlerin verdiği değerleri umursamazlar bile.

Bu vurdum duymazlık bir anda getirir bir savaşın içine bırakır insanı.

Aziz Yıldırım – Ali Koç savaşı da bunlardan birisidir.

Aziz Yıldırım karşısına rakip olarak çıkanları bir vesile ekarte ediyor.

Kimine bir kulp takıyor. Kimini üyelikten ihraç ediyor.

Saadettin Saran da başkanın gadrine uğrayanlardan.

Mahkeme kapılarında dolanarak uzun yıllar sonra tekrar üyeliğini elde ediyor.

Bu hataları değerlendiren Ali Koç da Fetöcülükle suçlanıyor.

Ancak sevenleri bu suçlamaya aldırış etmiyor. Ali Koç’un etrafında kilitleniyorlar.

Aziz Yıldırım kendinden emin. Taraftar ise seçim sabahına kadar hala endişeli.

Yapılan anketlerde Aziz Yıldırım’ın açık farkla önde olduğu yönündeydi.

Aziz Yıldırım hiç yapmadığı bir şeyi yapıyor. Seçim sabahı kapıda durarak gelen bütün delegelerin elini sıkıyor güler bir yüzle.

İlk sandıklar açılmaya başlayınca, durumu gören Aziz Yıldırım sonucu beklemeden ayrılıyor.

O da biliyordu ki, yaptığı bütün karalamalara ve yanlı güç gösterileriyle artık iktidarda kalamayacağını görerek seçim mahallinden ayrılıyordu.

20 yıllık iktidar yerle bir olmuştu artık.

.

Bu seçim sanki büyük bir nüvenin küçültülmüş haliydi.

24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan seçimin bir ısınma hareketi gibi geldi bana.

Tarafların sahaya çıkışları, birbirlerini söylemleri ve yapılanlar halkın nezdinde bir bir değerlendirmeye alınıyordu.

Bu seçimde anket firmaları bile şaşkınlık yaşıyor gibiydi.

Belki de bu zamana kadar seçmenin gizlendiğini görebilmiş değillerdi.

Herkes güçlüden yana görüntü vermenin çabası içindeydi. Ancak gerçek niyetleri kalblerinde gizliydi.

Herkes pozisyona göre mesajlar vermeye çalışıyordu.

Futbol arenasında gözden kaçmayan hareketler de aslında bu yönde verilen mesajlardandı.

Aziz Yıldırım mı Ali Koç mu savaşında sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir mesaj yollamıştı Fenerbahçe seyircisine.

Fenerbahçeli olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı bir televizyon programında soru üzerine, Genel Kurul’la ilgili düşüncelerini açıklayarak şunları söylüyordu. Bir anlamda da Türk seçmenine mesajlar veriyordu :
“En ideali alışılmış olan şey hayırlı olsun demektir. Gönlüm bu noktada ideal bir yönetimin iş başına gelmesidir. Ama burada tabi tecrübe her zaman çok çok önemli. Temenni ederim ki inşallah bu kongreyle birlikte Fenerbahçe yeni bir sürece çok daha diri çok daha güçlü ama tecrübenin de hakim olduğu bir yapıyla devam eder.”

.

Seçmene verilen mesajda “Alışılmışlık" ve “Tecrübe" öne çıkıyordu.

Bu ülkede en alışılmış isim ve yönetimde en tecrübeli isim olarak kendisini görüyordu.

Ama bu iki faktörün karşısında aynı dairede yer alan bir oluşmuşluk daha vardı ; Yıpranmışlık !

Ama her şeyden önemlisi ortaya konulan sevgi ve sahiplenme duygusuydu.

Bunların hangisinin öne çıkacağını bu seçim az çok ortaya çıkarmış gibiydi.

.

Alışılmışlık, Tecrübe, Yıpranmışlık ve MHP ile birlikte BBP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakına karşı,

Sağın ve solun oluşturduğu, CHP, İYİ, SP ve Demokrat partiden oluşan Millet ittifakı dikilmişti.

Vatan partisi ve HDP kendilerine münhasır davranışlarıyla bu dairelerin içine girmeye çalışıyordu.

Bu seçim Aziz Yıldırım Ali Koç savaşına ne kadar da çok benziyordu.

Uygulamalar, anketler ve tribünde bekleyenler.

Anketler her gün değişiyor.

Her anketör farklı bir sonuç açıklıyor.

Vaatler havada uçuşuyor.

Uygulamalarda geçmiş unutulmuş.

Yanlışlıkların ortaya dökülmesinde herkes geçmişten örnekler sunuyor.

Bu seçimde Millet ittifakı hedefe varmak için Cumhur ittifakından paye koparmaya çalışacak.

Cumhur ittifakı fire vermeden HDP oylarını kendi oylarına katmaya çalışacak.

Bir ruletin tekerleği gibi hangisi öne geçerse diğeri onun peşini bırakmayacak.

Ama bütün bu teklif ve tercihlerin sunumunda halkın sevgi ve sahiplenme duygusu kendini belli edecekti.

Hangi kesimin daha çok sahipleneceğini sandıklar belirleyecekti.

16 yıllık bir iktidar son mu bulacak yoksa muhalefet görevine devam mı edecek ?

Bana göre bu seçimin sonucu % 62- 65 bandında hedefe ulaşacak gibi gözüküyor.

Ama en önemli etken olan Seyirci bakalım ne diyecek ?

Vatan ve millet için en hayırlı sonuç olacağına inanıyorum.

Mevlam hayırlı eylesin..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.