Uzun bir yolculuktayken, koltuk ekranlarında değişik kanallarda haberler başladı. 
Yazılarını okudukça enerjim düştü, boğuluyor gibi oldum. Yapılan yayınların hiç biri haber değerinde değildi:
 
Güvensizliği, öfkeyi çoğaltan, korkutup yalnızlaştıran haberler! 
İnsanı ilaçlara, doktorlara bağımlı kılan haberler. 
İzleyenleri mutsuz eden ama  suçlamayı düşünmedikleri haberler!
Her an kavgaya hazır, savunma tedirginliği yaratan haberler!
Yemek yerken izlendiğinde, yiyecekleri zehire dönüştüren haberler!
Bizim başımıza gelmedi diye “bencilleştiren” haberler!
Bizi duyarsızlaştıran, zarar vermeyi normal hissettiren haberler!
Politik yalanları, seviyesiz atışmaları ciddiye aldırtan haberler!
 
Etrafımdakilerin hangisi “hırsız”, hangisi “katil”, hangisi karısını döven ya da tecavüz edendi? 
Hangisi beni hırpalayabilirdi? Bir an göz gezdirdiğimi fark ederek irkildim ve dayanamayarak, yüksek sesle:
- Türkiyem bu haberleri mi izliyor, çok yazık, dedim.

Etrafımdakiler şöyle bir bana baktılar, hak vererek televizyonlarını kapattılar. 
Dayanamayıp biraz ney üfledim, yavaş yavaş yüzleri aydınlanmaya başladı, çok şükür!
 
PEKİ, HABER NE DEMEKTİR?
Ölümler, doğumlar kadar normaldir, haberimizin olması gerekmez. Kazalar normaldir, halka değil ilgili kuruluşlara bildirilir.
Haberlerin yorumlanması ise yanlıştır. Olumsuz haberlerin, olumlu haberlerle dengelenmesi ise bir haberci sorumluluğudur.
Mesela; çoğunluğun yaşam kalitesini ilgilendiren, yenilikleri, değişen kanunları, çeşitli alanlarda haklarımızı bildirmeli haberler. 
Dünyamızı ilgilendiren olaylardan haberimiz olmalı. 
Yoksa haberlerden, habersiz kalırsak daha kazançlı oluruz.
 
HABERLERİN PANZEHİRİ OLABİLİR Mİ?
Gerçekten olayları ciddiye alacak kadar akıllı mıyız? Neyi biliyoruz ki?
Sözsüz müzikler, soyut resimler, kaygısız danslar sihirlidir, bizi mutlu eder ve ortamlardan uzaklaştırır. 
Hazır olan bu güzellikleri niye kullanmayalım?
Ağlamaktan daha çok gülmek, “kalp gözümüzü” açar. Kahkahalarla niye gülmeyelim ki?
Duygusallık enerji tüketimidir, olaylara “çocuk bakışı” ile niye bakamayalım ki?
Güzeli seçmeyi tercih ettikçe güzelleşiriz, niye güzelleşmeyelim ki?
Yeni şeyler öğrendikçe kapsama alanımız genişler, niye büyümeyelim ki?
Yeni birşeyler üretip paylaştıkça insanlaşırız. 
İnsanlaşalım mı?
 
******************      
teşekkürler..
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.