TSK'daki cemaatçi örgütlenmeye göz yummakla eleştirilen eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel Bey, Gazeteci Fikret Bila’ya 11 Ağustos 2016’da bir röportaj vermiş.

     Darbe girişimi için "Millet hepimizi affetsin. Asker-sivil sorumluluk makamındaki herkes milletten özür dilemeli" demiş. Zaten görev yaptığı dönemde de, terörü kınamaktan başka bir şey yapamayan, 700.000 silahlı personele sahip komutan olarak, adı tarihe hak ettiği şekilde yazıldı.

     Ayrıca günah çıkararak bu işten kurtulacağını sanan Nejdet Bey:
     “Yüreğim yanıyor, ömrüm oldukça da yanacak, ben artık böyle bir yürekle yaşayacağım. Ergenekon ve Balyoz’dan mağdur olan arkadaşlarım için üzüntüm çok büyük, vicdanımda bir sızı olarak kaldı. Birçoğu komutanlık görevini üstlenecek tecrübe ve donanıma sahipti. Benim için en önemli şey vicdan artı hukuktur. Hukuku izledik ama vicdanım sızlıyor.” demiş. Bu ifadelere sadece gülüyorum, Necdet Bey siz neyi düzgün yaptınız ki?

     Burada biraz geçmişi hatırlayın;
     2009 yılından itibaren Ergenekon, Balyoz, Casusluk gibi kumpas davalarında TSK’de görevli muvazzaf personele yönelik yoğun bir karalama kampanyası ve tutuklama başlatıldı. Bu kumpas davalarında Kara Kuvvetleri Komutanı olması beklenen Hasan Iğsız’ın adının geçmesi ve terfisinin engellenmesi üzerine onun yerine geçmesi beklenen Orgeneral Atilla Işık bu şekilde göreve gelmeyi kabul etmeyerek onurlu bir davranış sergiledi ve 2010 şurası öncesi istifa etti. Bu istifa Jandarma Genel Komutanı olan Nejdet Bey’in Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevinin adeta önünü açmıştı.

     Bir sonraki yıl ise kumpas davalarının artık Genel kurmay Başkanlığı Karargahına uzanarak buradaki subaylarında tutuklanması üzerine, Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ile birlikte Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları tepkilerini göstermek için topluca istifa ettiler.  İstifa etmeyen tek kişi Jandarma Genel Komutanı Necdet Beydi. Açıkçası bu kadarını o da beklemiyordu. Kara kuvvetleri komutanı olmayı beklerken Genelkurmay Başkanlığı fırsatını yakalamıştı. Görevi devralmak için Başbakanlık merdivenlerinden mutlulukla seke seke çıkarken, çeşitli kanalların televizyon kameraları onun mutluluk görüntülerini yayınlıyordu. Özür dilerim Necdet Bey sizin mi vicdanınız sızladı. Vicdanı sızlayanların yaptığı hareket ortada hepsi istifa ettiler. Siz bunu fırsata çevirdiniz. Bir pantolon almayı beklerden siz ikincisini üstünüze geçirdiniz.
   
     Bakın kendi ifadeleriyle Necdet Bey’in yaşanan darbe girişimindeki etkisini siz değerlendirin. Röportajındaki ifadesi aynen şöyle:
     “TSK personeli hakkında gelen ihbar ve iddiaların kaydedildiği bir İstihbarat Ceridesi var. Bu Ceride’de gelen ihbar ve bu ihbarla ilgili ne yapıldığı tek tek kaydedilmiş durumda. Bu kayıtlara göre TSK 1984 yılından beri haklarında Fetullahçı diye ihbar gelen tüm askeri personeli incelemiş görünüyor. Bu durum hakkında Milli Güvenlik Kurulu bilgilendirilmiş. 1984-2009 arasında 1.758 subay-astsubay hakkında ihbar yapılmış. Bunların 1.721’i incelenmiş. Gelen raporlara göre işlem yapılmış. Bu dönemde toplam 1.541 personel ihraç edilmiş, bunlardan 400’ünün ihraç nedeni Fetullahçı olmaları. 2011-2014 döneminde toplam 1.483 askeri personel çeşitli nedenlerle ihraç edilmiş, çoğunluğunun gerekçesi disiplin suçları.” Yani 1984-2009 yılları arasında 400 Fetullahçı atılırken daha sonraki yıllarda böyle bir işlem yapılmamış.

     Necdet Beyin ordudan atılanlarla ilgili verdiği küsuratsız net bilgiler kuşkusuz doğrudur. Onun ifadesinden anlaşılan; kumpas davaları sonucu yoğun tutuklamaların başladığı 2009 yılından itibaren hiçbir Fethullahçı ordudan atılmamıştır. İlk başlarda FETÖ’cülerin atılmasına şerh koyan hükümet, 2009 yılından itibaren 2011’e kadar bunu engellemiştir. Anlaşıldığı kadarıyla Necdet Bey’in Genelkurmay Başkanı olmasıyla da 2011 yılından itibaren FETÖ’cülerin dosyası şuraya bile getirilmemiş ve kritik kadro yerleri dışında da artık her yerde FETÖ’nün kadrolaşmasının önü açılmıştır.  

     Necdet Bey özür dileyeceğine 2009 yılından itibaren başlayan ve kendi dönemi olan 2011-2014 arasını da kapsayan dönemde, neden bir tane bile FETÖ’cünün ordudan atılmadığını açıklamalıdır.

     Üstelik 2011-2014 döneminde özel hayatlarına müdahale edecek şekilde itibarsızlaştırılarak disiplin gerekçesiyle ordudan atılan ve bu nedenle intihar dahi eden TSK personelinin her birisinin hukuk önünde hesabını vereceği günlerde çok uzak değildir.

     Aynı performansı artırarak sürdüren selefi Hulusi Beyin de bu yargılamada Necdet Beyin yanında olacağından kuşkum yoktur. 

     Biz cezaevlerinde kalırken; Necdet Beyden yüreği yanan basiretsiz bir Genelkurmay Başkanı değil, asker gibi görevini yapan ve hiçbir cemaate boyun eğmeyen bir Genelkurmay Başkanı bekliyorduk.
   
 
 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali kaybal 8 yıl önce

üst kattakileri hem Allah hem millet affetsin. alt kattakilerde hapise girsin. iyi iş