Bir şekerdir aldı gidiyor.

Birisi satacağım diyor,

Birisi sattırmam diyor.

Muhalefet şeker fabrikalarını sattırmayacağız diyerek il il gezerken,

Şeker fabrikalarının satış kararı Resmi Gazetede yayımlandı.

Hükümet de Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yolu ile ihaleyi açtı bile.

İhaleler nisan ayında yapılacak.

14 şeker fabrikası için 18 Nisana kadar teklifler verilecek.

Özelleştirme idaresi çalışanların haklarının korunması sağlanmıştır diyor.

.

Artık bu işte karar kılınmış.

Anlaşılan o ki geriye dönüşleri yok. Zira kendilerine bir kılavuz bulmuşlar.

Lakin Halk arasında kullanılan bir söz vardır.

“Kılavuzu karga olanın burnu b.ktan çıkmaz"

ABD’li nişasta bazlı şeker (NBŞ) üreticisi gıda firması Cargill’in ocak ayında yayınladığı raporda Türkiye’ye şeker fabrikalarını özelleştirme tavsiyesinde bulunduğu ortaya çıkmış.

Bu habere göre alan razı veren razı.

Bu mücadelede akıl sahiplerinin aklını kullanmalarıyla birlikte çatlaklık noktasında Hükümet de ilk belirtilerini vermeye başladı.

AK Parti Karaman milletvekili ve Panko birlik Genel Başkanı Recep Konuk özelleştirilmesi düşünülen şeker fabrikalarının, çiftçi kuruluşlarının işleteceği bir modele dönüştürülmesi gerektiğini, mevcut şekliyle özelleştirilmesi halinde inşaat firmalarının, bu üretimin hem üretim aşamasındaki bilgi yoğunluğuna vakıf olmayan, hem de üreticinin içinde olmayan bir yapıyla özelleştirilmesi durumunda, bu özelleştirmenin sonucunun kaos olacağını düşündüğünü söyledi.

.

Bu bir çatlak mıydı ?

Yoksa hala aklı başında olan insanların var olduğunu mu gösteriyordu, derken

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine yönelik Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın da “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak biz de talipli olacağız. Şartlarımız uyduğu takdirde Tarım Kredi Kooperatifleri olarak birkaç fabrikayı biz almayı düşünüyoruz” deyiverdi.

Bu bir züğürt tesellisi miydi ?

Bir zengin şımarıklığı mıydı ?

Yoksa ne yaptığını bilmeyenler kümesi miydi ?

.

Ancak, sayın Başbakan, her önüne gelen kendi bildiğince açıklama yapmaya ehil ve yetkili değil gibisinden bir açıklama ile Fakıbaba’nın sözlerini yutturuverdi.

"Bizim bir yandan sektörü serbestleştirirken, tekrar başka bir kurum marifetiyle ona talip olmamız söz konusu değil. Onun kastettiği kooperatifler olarak da bu özelleştirmede yer alabiliriz şeklinde" diye konuştu. Bir bakanın neyi kastettiğini kavrayabilecek parlak bir zeka. Pişmiş aşa su kattırmak istemiyor belli ki.

Tablo ortada ;

Türkiye’de 6 şeker şurubu fabrikası var ve mısırdan yıllık şurub üretimleri 515 bin ton.

Buna mukabil 33 şeker fabrikası var, yıllık ortalama 2.2 milyon ton şeker üretimi yapıyor.

Son verilere göre 323 bin hektarda 187 bin çiftçi 17 milyon ton pancar üretiyor.

Ve bu üretim kotaya tabi bir üretim.

Satışla birlikte bu imkanlar birden el değiştirecek.

Bu satışla kimlerin yakasının yırtılacağı ortada.

.

Günler sonra yaptığı mahcubiyetin farkına varan bakan Fakıbaba bir açıklama ile tekrar gündemdeki yerini alıyor : "Bu özelleştirmelerde kesinlikle işçi çıkarımı olmayacak. İşçilerimizin bütün hakları baki kalacak. Ayrıca nişasta bazlı şekerin kotasının arttırılması söz konusu değil" diyerek vatandaşın gönlünü okşar bir pozisyona giriverdi birden.

Tiyatro oynar gibi. Herkes kendi penceresinden bir açıklama yapıyor.

Dinleyenler de kendi penceresinden bakıp alacaklarını alıyor.

Aslında herkesin gözünden kaçırdığı en önemli haber bu olsa gerek.

.

"Şeker fabrikalarının 1 milyar TL üzerinde pancar stoku bulunuyor" 

80 milyon TL zarar ediyor diye satılan şeker fabrikalarının ambarlarında 1 milyar 226 milyon TL’lik şeker pancarı bulunuyor.

Kamuya ait olan şeker fabrikaları geçtiğimiz aylarda devlet tarafından sigortalandı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından satışa çıkarılacak olan 14 şeker fabrikası da bu dosya içerisinde yer alıyor. Sigorta için hazırlanan envanter dosyası içerisinde fabrikaların ambarlarında ne kadar şeker pancarı olduğu bilgisi sigorta şirketi ile paylaşıldı.

O dosyada yer alan fabrikalar içerisinde satışa çıkacak fabrikanın depolarında 1 milyar 226 milyon TL'lik şeker bulunuyor. Fabrikaların makinelerinin toplam değeri ise 697 milyon TL değerinde. Sadece depolarda bulunan malzeme, makine ve pancar 2 milyar 62 milyon 900 bin TL ediyor. Yani 80 milyon TL zarar ediyor diye satışa çıkan fabrikaların gayrimenkul değerlerini hiçe saysak bile fabrikaları alanlar hali hazırda pancar milyarderi olacaklar.

.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Kırşehir için geçici teminat tutarını 4 milyon TL olarak belirledi. İlk etapta satışa çıkacak olan Kırşehir Şeker Fabrikası'nın ambarlarında 68 milyon TL'lik şeker pancarı bulunuyor. Ayrıca fabrikanın depolarında 6 milyon TL'lik çeşitli malzeme ve 49 milyon TL değerinde makinesi var.

.

Nedense bu haber bana Telekom’un özelleştirilmesini hatırlatıverdi birden.

Telekom da özelleştirilirken onların da kasasında nakit olarak depozitolar vardı. İhaleyi alanlar ihale bedellerini bu depozitolarla karşılamış. Telekom’un arazisine, alet ve adavatına bir karakuş gibi çökmüşlerdi.

Yine aynı noktaya geldik.

Tarih tekerrürden mi ibarettir,

Yoksa Cennet mekan Abdulhahamit Han Hazretlerinin dediği gibi ;

"İbret alınırsa tarih tekerrür eder mi"

Bu noktada halk ibret alıp almadığını gösterecek.

.

Herkes bunu çok iyi bilsin ki satılan sadece fabrikalar değil,

Ekonomik açıdan da bir çok değer satılmış olacak.

Sosyal açıdan bakıldığı zaman halk bir travma geçirecek. Elindeki mevcutlar bir anda yok olacak.

Birçok şehirde lokomotif demek olan bu fabrikalar elden çıkarıldığında :

Pancar ekicisi çiftçi,

Tarlada çalışan işçi,

O bölgenin halkı,

Esnaf,

Hayvancılık yapanlar,

Nakliyeciler,

Bakkaldan şeker alan müşteri,

Ve ithalata yönelmek zorunda kalacak olan hükümet doğrudan etkilenecek.

Şekerin yerini nişasta bazlı şekerler alacak.

Hastalıklar artacak.

Tedavi masrafları artacak.

Eğer uyarılara dikkat etmezseniz bu şeker sizi komaya sokabilir.

Bu hastalığın en büyük belirtisi sinirlilik hali ve titreme.

Bunlar görüldüğü zaman hayati fonksiyonlar tehdit altında.

Bir bakıyorsunuz muktedir iken muktedir olmuyorsunuz.

İşin en kötü tarafı şuur kaybına neden olduğu için hasta kendisi şeker komasına girdiğini fark etmiyor.

Bizden söylemesi, uyarıları dikkate alın.

Aksi takdirde bu şeker sizi götürebilir.

.

Bu işin sonunda ticaret yapanlarla yan yana geleceksiniz,

Ama halk ile karşı karşıya kalacaksınız.

İşte o zaman bu şeker sizi götürür...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Demircan 9 ay önce

Teşekkürler. Baba malını satıp savuran hazırcı evlatlar gibiyiz. Nereye kadar böyle gider Allah bilir. Ben Ak Partiliyim fakat bu milli varlıkların çökertilmelerine gönlüm razı değil. Türkiye amerika ve israilin uslu çocuğu haline geldi. Buna gönlüm razı değil. akıllarını başlarına alsalar iyi olacak.

Misafir Avatar
ali kaybal 9 ay önce @Ahmet Demircan

Ahmet bey maalesef duyarlılığımız kayboldu. Sizin gibi düşünen çok az insanımız kaldı. Diğer insanlarımız da inşAllah duyarlılığını kazanır.

Beğenmedim! (0)