Dünya genelindeki silahlı çtışmalar konusunda verileri bir araya getiren, İsveç Uppsala Üniversitesi bünyesindeki Uppsala Çatışma Verileri Programı (UCDP), her yıl yayınladığı veri tabanını güncelleyerek 2019 yılına dair detaylı bir rapor yayımladı.

Raporun özeti şu:

“Son yıllarda terör örgütlü şiddet olaylarında yaşanan ölümlerdeki azalış 2019’da da sürerken, yıl boyunca yaşamını yitiren toplam kişi sayısının Suriye’de iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana en düşük seviyeye geriledi. Terör örgütlerinin Afrika’yı hedef seçmesinde IŞİD’in Ortadoğu’da aldığı darbelerin önemli olduğu da görülüyor.”

Çatışma alanlarından elde edilen istatistikleri içeren çalışmada, 2019'da örgütlü şiddet olaylarında toplam 75 bin 600 ölüm kaydedildiği belirtildi.

UCDP tarafından 2019'da çatışma taraflarından en az birinin bir devletin hükümeti olduğu devlet merkezli 54 aktif çatışma raporlanırken, hazırlanan çalışmada bu çatışmaların 25'inin Afrika ülkelerini, 15'inin Asya ve 10'unun ise Ortadoğu ülkelerini ilgilendirdiği belirtildi. UCDP verilerine göre; 2019'da ülkeler bazında örgütlü şiddet sonucu yaşamını yitiren kişi sayılarına bakıldığında, çatışmalardan en fazla etkilenen beş ülke ise sırasıyla Afganistan, Meksika, Suriye, Nijerya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti oldu.

UCDP yöneticilerinden Therese Pettersson da yaptığı değerlendirmede IŞİD'in güç kaybının örgütlü şiddet olaylarındaki ölümleri azalttığına dikkat çekerek, "Suriye'deki şiddetin azalmasına karşın Afrika'da bir artış gözlemliyoruz. IŞİD ve diğer ulusötesi terör örgütleri Afrika'ya yönelirken, aynı zamanda şiddeti de o bölgeye taşıyor" dedi.

IŞİD'e ek olarak El Kaide bağlantılı grupların da Afrika'da saldırılarını yoğunlaştırdığını ifade eden Pettersson, "Burkina Faso ve Mali gibi ülkelerde sivilleri hedef alan şiddetin giderek arttığını görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Dünya genelinde yaşanan çatışmalara dair yaklaşık 40 yıllık bir veri toplama geçmişine sahip olan UCDP verilerine bakıldığında IŞİD ve El Kaide gibi ulusötesi terör grupların, son 10 yılda örgütlü şiddet olaylarına dair trendleri şekillendirmede ciddi bir etkisi olduğu görüldü.

UCDP direktörü Magnus Öberg ise konuyla ilgili olarak, "Tarihsel bir perspektiften bakıldığında bu grupları farklı kılan şey şiddet uygulama kapasiteleri değil ulusötesi mevcudiyetleri" dedi ve bu grupların Dünyanın çeşitli yerlerinden takipçilere sahip olduğunun ve bu takipçilerini kendi örgütlerine üye olarak çekebildiklerinin altını çizdi.

Raporda, 2019 yılında hem IŞID hem de El Kaide'nin faaliyet gösterdiği Afganistan'da, 1989'dan bu yana ülkedeki en kanlı yılın yaşandığına dikkat çekildi. 2013'ten bu yana örgütlü şiddet olayları neticesinde yaşanan ölümlerin sert bir biçimde tırmanışa geçtiği Afganistan, UCDP verilerine göre geçen yıl Dünya genelindeki çatışmalar nedeniyle yaşanan tüm ölümlerin yüzde 40'ına sahne oldu.

Görüşümüzü de yansıtalım:

Küresel güçler, terör örgütlerini kullanıyor. Vekâlet savaşları yaptırıyor. Çıkar ilişkileri nedeni ile terör örgütlerinin sonunun gelmeyeceğini görmekteyiz.

Geçmişe dikkat edilecek olursa, günümüze kadar birçok terör örgütü sahne aldı. Bazıları işlevlerini yerine getirdi, bazıları getiremedi. Sıkıntılara neden olanlar ortadan kaldırıldı. Yerlerine yeni örgütler kuruldu.

Genelde, terör örgütlerinin Ortadoğu ve Afrika’daki kollarının Amerika tarafından kurdurulup, desteklendiğini biliyoruz.

IŞID’ın bir Amerikan projesi olduğu daha önce çeşitli kanallardan açıklanmıştı.

Bu örgütün işlevini tamamladığı ve sonunda Amerika’nın da hedefindeki örgütler listesine girdiğini, IŞID ile mücadelenin de halen sürdüğünü izliyoruz.

Aynı raporda IŞİD'in son yıllarda Ortadoğu'da aldığı darbelere bağlı olarak çatışma kaynaklı ölümlerin, Suriye'de iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana en düşük seviyeye gerilediği ifade edildi. Ancak araştırmacılar bu sırada IŞID ve El Kaide bağlantılı terör örgütlerinin Afrika'ya yöneldiğine dikkat çekiyor.

Söylendiği gibi, küresel güçler çıkarları gereği terör örgütleri ile işbirliği yapmakta ve desteklemektedir.

Özellikle kara gücü olarak asker kaybetmek istemeyen güçlerin, genelde terör örgütlerini kara savaşlarına sokarak kendi askerlerinin kayıp vermelerini önlediklerini de son yıllarda görmekteyiz.

Sadece askeri güç olarak kullanılan terör örgütlerinin günümüzde sivilleri de hedef haline getirmesi küresel güçlerin bu konuda daha dikkatli hareket etmesi gerçeğini de ortaya koyuyor.

[email protected]

www.facebook.com/necdet.buluz

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.