Avrasya, tarih boyunca toplumların hâkimiyet mücadelesine şahit olan ve döneminin güçlü devletleri tarafından öncelikle ele geçirilmeye çalışılan bir coğrafyadır. Ayrıca, eski dünyanın merkezi olan Avrasya, tüm büyük dinlerin ve kadim felsefelerin ortaya çıktığı bir bölgedir.

Özellikle son dönemde Global Monarşi, Uluslararası alanda Avrasya’da daha da güçlü hamleler yapmak için Türkiye üzerinden oyun kurmak istemektedir. Bunun için de başta Türk Ordusu olmak üzere pek çok hususu gözüne kestirmiş durumdadır...

Global Monarşinin sermayesi var, parası var, bankası var ama Ordusu yok! Taşeron birlikler ile bir yere kadar gidiyorlar. Küresel Sermayeciler ilk etapta Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde küçük devletçikler oluşturup paralarıyla onlara hükmetmek istiyorlar. Ama her ne olursa olsun bunun için güçlü bir Orduya da ihtiyaç duyuyorlar. Ortadoğu’yu ve Avrasya’yı Türkiye olmadan hiç kimse yönetemez ve bu kapıyı açamaz. Anahtar Ülke Türkiye’dir. Bu hususu iyi bildikleri için gelecek yakın dönemde önemli adımlar atacaklar.

Türkiye’de ise bazıları (bazı gruplar, siyasetçiler ve iş adamları) bir gözünü Küreselcilere, bir gözünü ise Ulusalcılara kırpıyor. Bu öyle bir dengedir ki; bu şekilde hareket edenin iki gözünü birden çıkarmak için pusuda beklerler. Yani bir gözünü Küreselcilere, bir gözünü ise Ulusalcılara kırpamazsın! Türk Devleti kararını (bana göre yıllardır söylediğim gibi) Avrasya planlı bir politikadan yana verdi. S-400’ler dahil olmak üzere Enerji politikaları ve pek çok hususta bunun emarelerini görebiliriz.

Türkiye hiç şüphesiz Avrasya bloğuna yabancı bir Devlet değil, aksine köklerine tarihine daha uygun bir birlik olarak Avrasya bloğunda daha etkili ve yetkili olabilir. Bu bağlamda başta Ortadoğu olmak üzere, Kafkasya ve Orta Asya’da tarihi sorumluluk bağlamında büyük işler yapabilir. Avrasya bloğundaki ülkeler içinde Türkiye kabul edilebilecek ve benimsenebilecek bir ülke konumundadır. Türkiye gelecek politik, askeri ve ekonomi alanında Avrasya bloğunda daha büyük işler yapabilir.

ABD’nin en önemli beyin takımındaki isimlerinden olan ve 2017 yılı içinde ölen Zbigniew Brzezinski’nin Avrasya ile ilgili şu analizi her daim Avrasya’nın önemini ortaya koymaktadır; “1940'lı yıllarda AdoIf HitIer ve Joseph StaIin’in de üzerinde anlaşmaya vardıkları gibi, Avrasya dünyanın merkezidir ve onu kontrol eden dünyayı da kontrol eder..”

Bu anlamda Avrasya dünya hâkimiyetinin belirlendiği bir anahtar konuma sahiptir, denilebilir. Bu yüzden bölgesel ve küresel devletlerin Avrasya’yla ilgili uzun dönemli planları vardır. Avrasya, geleceğin dünyasının şekilleneceği bir arenadır. Avrasya yerkürenin en büyük kıtasıdır ve jeopolitik olarak eksendir. Avrasya’ya hükmeden bir güç, dünyanın en ileri ve ekonomik olarak en verimli üç bölgesinden ikisini kontrol edecektir.

Avrasya geleceğin dünyasında güçler dengesinin en başında bulunacaktır. Bu bağlamda Türkiye’nin de 2023 vizyonu Avrasya Birliği Projesi ile doğrudan alakalıdır. Türkiye artık güçler dengesinde büyük bir güç merkezi olmaya hazırdır.

Ve son söz: “Türkiye hiç şüphesiz 2200 yıllık kadim devlet tecrübesi ile gelecek dönemde Avrasya Stratejisinde daha başarılı olacak ve önemli adımlar atacaktır..”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Onur Çelik 6 ay önce

Koray Bey analizlerine güvendigim bir yazar. Bu yüzden Avrasya Birligi konusundaki ısrarı dikkate değer.

Avatar
H.Koç 6 ay önce

Hocam bu yazdıklarınız en son ordumuzda yapılan küçülmeler ve güç zafiyeti ile çelişiyor. Yunanistan bile daha dün meydan okudu ülkemize, bizden ses yok. Bunları da görün, Türk Ordusu küçültülüyor ve görüntü sizin çizdiğiniz gibi değil.