Bursa Arena E'Gazete
2024-04-28 16:01:01

Tevhit Ruhtur? -2-

ÖZKAN GÜNAL

28 Nisan 2024, 16:01

Cenab-ı Allah kulluk dışında sürdürülen yaşamdaki insan için, Araf suresi 179. Ayeti kerimede,

Gerçek şu ki, biz kalpleri olup, gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da göremeyen, kulakları olup da işitemeyen cinlerden ve insanlardan pek çok canlıyı cehennem için ayırmışızdır. Hayvan sürüsü gibidir bunlar. Hayır hayır, doğru yolu kavramakta onlardan da aşağı, bunlar körü körüne dünyaya dalıp gitmiş kimselerdir.

diyor. Şimdi Allah kime hitap ediyor? Âmâya, sağır olana ve aklını kullanamayanı mı işaret ediyor? Anlayışlar isimlere kayıtlı olduğu ve isim verince daha iyi anlaşıldığı için isim vererek bir örnek vereceğim. Mahallede zihinsel engelli birisi vardı. Aklı var ama kullanamıyor, Allah o kişiye mi sesleniyor? Zahiri anlamda doğuştan ya da sonradan sağar olmuş, kör olmuş feda-i can olmuşlar ibretlik olarak, Allah onlara mı sesleniyor? O insanlara ne kadar teşekkür etsek, o insanların yaşamaları boyunca ne kadar hizmetlerinde bulunsak bizim için yaptıkları fedakârlığın şükrünü yapmış olamayız. Ama ego o insanlara bu gözle baktırmaz, daha çok küçümseyerek baktırır. Sanki kendi görmesini kendisi oluşturdu, işitmesini kendisi oluşturdu, fikredişini kendisi oluşturdu! Hazır buldu, şükredeceğine şikâyet eder! Emmaresinin kulu kölesi olmuş insanlardır o küçük görüp zulmedenler, alay edenler. Allah bu feda-i canlara mı sesleniyor? Hayır! İnsan olarak yaratıldığı halde yaşamın içerisinde, kulluk yaşamı sürdürmeyenlere, adaleti terk edenlere sesleniyor. Yani Allah bize, “Ey insan olarak yaratmış olduğum! Yaşamın içerisinde insanî yaşamı sürmüyorsan halin hayvandan beter” diyor. Neden beter olarak zikrediyor? Çünkü, “Ben seni damdaki inek olarak yaratmadım. Ben seni insan olarak yarattım ama onlardan bir farkın yok. Yaşamın içinde bulunuyor oluşun mahlûkçasına. Kendine yazık ediyorsun kendine zulmediyorsun” diyor. Yunus Sultan,

Muradıma maksuduma ermezsem Hayıf bana yazık bana vah bana Kadir Mevlâm cemalini görmezsem Hayıf bana yazık bana yuh bana

Daima isyandır hep benim işim Nic'olur kabirde ol garip başım
Duadan unutman eşim yoldaşım Hayıf bana yazık bana yuh bana

Âsi kulum defterine bak derse Yüzün karaları gör ne çok derse
Yerim göğüm arasından çık derse Hayıf bana yazık bana yuh bana

Okumayıp defterimi şaşırsam Mahşer yerlerinde derde düşürsem
Mümin kullarından ayrı düşersem Hayıf bana yazık bana yuh bana

Derviş Yunus arasata varırsam Yüzüm karaların anda görürsem
Defterimi sol elime alırsam Hayıf bana yazık bana yuh bana

“Yazık bana, hayıf bana, yuh bana” diyor. Neden böyle söylüyor? “Kadrine” eremediysem anlamında kullanıyor. İnsan olarak yaratılmanın kadrine eremediysem yazık bana, hayıf bana, yuh bana. İnsan olarak yaratılmış olmakla, Allah’ın Kendisine ait değerlerle ziynetlemiş olmasının kadrine eremediysem, Kendisine seçmiş olmasıyla Allah’ın bana nasip etmiş olduğu bildirilen hakikat sırlarının kadrine eremediysem, yazık bana, hayıf bana, yuh bana. Yani Allah’ın ayetinde işaret ettiği hayvan gibi hatta daha aşağıdadır boyutunda kaldıysam, yazık bana, hayıf bana, yuh bana diyor. Bu gerçekliği fark edişin neticesinde söylüyor bunu.

Fitre, insan olarak yaratılmış olmanın şükrü anlamında, insanî özelliklerin tevhidî yönde, tevhide tâbi olarak yaşamasıyla, insanî yaşama ulaşılmasıdır. O nedenle Ramazan Bayramının bir diğer ismi Fıtır Bayramıdır. Ramazan Bayramının bir diğer isminin Fıtır Bayramı olmasının nedeni, bu bayram yaşamın içinde insanî yaşama ulaşmış olanın bayramıdır, bu bayram tevhidî irfaniyet ile sürdürülen, görme, işitme ve fikretme neticesinde, şehadet hanede şehadet üzerine sürdürülen yaşam olmasıdır. Peki, neden Ramazan ayının içerisindedir? Kurban Bayramı da var Hakk nasip ederse iki ay sonra. Neden Kurban Bayramı’nda değil de Ramazan’ın içinde?

.....

Yazının devamı için tıklayınız

.....

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.