Bursa Arena E'Gazete
2018-12-17 01:58:15

HAFTALIK - Tren kazasında yalan çok, sarı yelek satışında artış yok (!)

REMZİ DİLAN

17 Aralık 2018, 01:58

Kara tren gelmez m’ola? / Düdüğünü çalmaz m’ola? / Yâri gurbete yolladım / Mektubumu almaz m’ola?

Edebiyatımızda ve ezgilerimizde tren yolculuğuna geniş yer verdiğimiz gibi, tren yollarının korunmasını da önemsemişiz. Geçmişte, tren yolunu tahrip edenlere verilecek cezalar arasında ‘idam’ bile vardı. Avrupa Birliği’ne uyum yasaları çerçevesinde Anayasa’dan ‘Ölüm Cezası’ çıkarılınca 30.5.1283 tarihli Demiryollarının Usulü Zabıtasına Dair Nizamnamenin (idam cezasına yer veren) 1 ve 2’nci maddeleri de 2004 yılında yürürlükten kaldırıldı.

Tabi, çocukluğumuzda yolculuk yaparken zevkine doyamadığımız kara tren bazı bölgelerde yerini elektrikli trenlere, daha sonra da Yüksek Hızlı Tren’lere (YHT) bıraktı.

Ancak geçmişte çok nadir olarak rastladığımız ya da duyduğumuz tren kazaları günümüzde nedense arttı. Birbirine yakın zaman aralıklarıyla üst üste gelen tren kazalarının sonuncusunu Başkent’te yaşadık.

9 Kişinin yaşamını yitirdiği 90’ın üzerinde kişinin de yaralandığı kazayla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın açtığı soruşturma sürerken, kaza öncesine ilişkin bazı bilgiler de kamuoyuna sızmaya başladı.

Bu bilgilerden ilki, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alıyor. “156 kilometre yeni demiryolu yapıldığı" ifade edilen Bakanlığın sitesinde, şöyle deniliyor:

Yüksek hızlı tren, konvansiyonel tren ve banliyö işletmeciliği için gerekli trafik kapasitesi oluşturmayı amaçlayan proje ile Ankara-Kayaş arasında 4, Ankara Behiçbey arasında 6 ve Behiçbey-Sincan arasında 5 hatlı sinyalli ve elektrikli yeni demiryolu inşa edildi.

Oysa, bu ifadelere karşın, kazanın olduğu güzergahta sinyalizasyon olmadığı belirlenmiş ve açıklanmış bulunuyor.

Olmayan sinyalizasyonun varmış gibi gösterilmesi’ aynı bakanlığın bir resmi yazısıyla tekzip de ediliyor. Cumhuriyet’ten Alıcan Uludağ’ın haberine göre, bakanlığa bağlı Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü, (kazadan 4 gün önce) Ankara Trafik ve İstasyon Yönetimi Servis Müdürlüğü’ne bir yazı gönderiyor. Yazı, “YHT, H1, H2 Yollar ve Ankara Gar Trafik Düzenlemeleri”ni içeriyor. Yazıda, 9 Aralık 2018 tarihinden itabaren kış dönemi hareket çizelgesinin uygulanacağı belirtilerek, şöyle devam ediliyor:

Ankara YHT Gar doğu peron kapılarının kapatılacak olması, Ankara Doğu’da, Doğu ve Güney ekspreslerinin işletilmesiyle tren trafiğinin artması ve buna paralel elle makas tanziminde yaşanan sorunlar göz önünde bulundurularak, kış dönemi hareket çizelgesiyle birlikte, zaruri haller dışında Ankara Doğu tarafında manevraların bitmesiyle YHT’ler Ankara Gar 11-12-13 yollarından kabul ve sevk edilecektir.”

Tren trafiğine ilişkin bildirimlerin (sinyalizasyon sistemi olmadığı için) telsizler ve GSM-R denilen telefonlarla yapıldığı, ayrıca ‘elle makas tanziminde sorunlar yaşandığı’ anlaşılan yazı böylece, sinyalizasyon tartışmalarına son noktayı koyuyor.

***

Geçen haftaki yazımda Fransa’daki ‘Sarı Yelekliler’ eylemini ülkemizdeki gezi eylemlerine benzetmiştim. Paris’teki eylemler amacını aşar gibi olunca ve uzayınca Gezi Eylemleriyle olan benzerliğinin de kaybolmaya başladığını gözlemliyorum. Bu konudaki bakış açımı korktuğum için değiştirmiş değilim. Hani, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Fatih Portakal’a ve Kemal Kılıçdaroğlu’na verip veriştiriyor ya. Benim bundan ötürü korkmuş bir halim asla yok.

Söz bundan açılmışken bakın ne diyor Erdoğan, son açıklamasında bu ikiliye:

Bay Kemal, kimseyi sokağa çıkartamayacaksınız. Burası Paris değil. Hollanda da değil. Sen eğer Gezi olaylarındaki gibi bir şeyler yapmaya tevessül edersen, o televizyon ekranlarındaki haddini bilmez birilerinin sokağa davet etmekle iş yapacağını zannediyorsan, bilesin ki, bu millet 15 Temmuz'da Fetöcü'ler ve uşaklarına bu meydanları nasıl dar ettiyse yine dar ederiz. Bunu böyle bilesin. Eğer gücün yetiyorsa işte sandık ne yapacaksan gel sandıkta yap. Öyle meydanlarda asla. Buna fırsat vermeyiz gereğini de yaparız.

Bu konuşmaya cevap veren CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise, "Erdoğan'ı bir sokak korkusu ve Gezi kabusu sarmış" dedi.

Bu arada, Erdoğan bir yandan Fransa’daki eylemlerin benzerinin ülkemizde de yapılmasının önüne geçmek için sert uyarılarda bulunurken, diğer yandan ise Türkiye’de ‘Sarı Yelek’ satışlarını kontrol ettiriyor.

Bir Gün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre, İçişleri Bakanlığı yetkilileri, sarı yelek üretiminin ve satışının artıp artmadığına yönelik bir araştırma yaptı. Başta İstanbul Mahmutpaşa olmak üzere birçok noktada araştırma yapan Bakanlık yetkilileri, sarı yelek üretiminin ve satışının artmadığına yönelik bir değerlendirme raporu hazırladı ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya verdi. İçişleri Bakanı Soylu da, Türkiye’de ‘sarı yelek’ tehlikesinin ve bir eylem hazırlığının olmadığına, iddiaların sosyal medyanın bir köpürtmesi olduğuna yönelik bir raporu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sundu.

***

Fatih Portakal da, yukarda haberlerinden alıntı yaptığım Alican Uludağ da, Hüseyin Şimşek de habercidir; ben de, Bursa Arena internet Gazetesinin Sahibi Hüsamettin Taşdemir de, bu siteye emeği geçenler de ve diğer haber sitelerinde çalışanlar da..

Ah bir rahat bıraksalar, yasalar çerçevesinde gönül rahatlığıyla yazabilsek, çizebilsek, görüntüleyebilsek. İktidarlar gün geçmiyor ki basına bir yanından dokunmasınlar.

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü kuruluş yasası yürürlükten kaldırıldı, bu kurum Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlandı. İnternet Gazetelerini RTÜK’e bağlayıp zaptı rap altına almayı amaçlayan yasa önerisi TBMM’de görüşülmeyi bekliyor. Şimdi de Basın Kartı Yönetmeliği yeniden düzenlendi.

Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe giren yönetmelik, istenmeyen gazetecilerin basın kartlarının iptal edilmesini iktidarın takdirine bırakıyor, yani kolay hale getiriyor. İnternet gazetelerinde çalışan habercileri de ‘basın kartı verilecekler’ arasında saymıyor. Bu ve benzeri düzenlemeler nedeniyle gazeteciler ve örgütleri ayakta. Yeni yönetmeliğe tepki büyük. Çağdaş Gazeteciler Derneği, yönetmelik değişikliğinin iptali için dava açacağını açıkladı. Diğer meslek örgütleri da iptal davası açmak için sırada. Her şeye rağmen yargıya güveniyoruz. Bekleyip göreceğiz.

---

İyi Haftalar

remzidilan_48@hotmail.com

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.