Bursa Arena E'Gazete
2024-04-11 01:47:14

Adım Deliye Çıkar..

HİKMET ÖCAL

11 Nisan 2024, 01:47

Sevgili Okuyucularım, bugünkü makalemde toplumumuzun kanayan bir yarası olan Psikiyatri ve Psikolojiye bakışı konusuna değineceğim.

"Adım Deliye Çıkar" tümcesini yediden yetmişe hepimiz yakınen tanıyoruz. Ne acıdır ki bugün toplumumuzun büyük bir bölümü bu saçma görüşün insanlar üzerinde uçsuz bucaksız okyanuslar kadar büyük etkisinin olduğuna inanıyorlar. Bu görüşteki kişiler, ihtiyaçları olmasına rağmen ne kendileri Psikiyatriste ya da Psikoloğa giderler ne de çocuklarını götürürler. Bu zat-ı şahanelerin (!) beyinlerinde şu düşünce beşyüz yıllık bir çınar ağacı gibi kök salmıştır: "ben deli miyim ki deli doktoruna gideyim?

Bu söz bir kaçıştan başka bir şey değildir. Aslını ararsanız bu tipler kendi duygu durumlarındaki dengesizliğin, huzursuzluğun, nihayetinde mutsuzluğun ve tedaviye ihtiyaçlarının olduğunun bal gibi farkındadırlar ama bir ruh sağlığı doktoruna gitmenin, arkadaşları, meslektaşları, komşuları ve ne yazık ki kendi aileleri arasında bile kendilerine saygınlık kaybı getireceğini bildiklerinden, bir profesyonel yardım almaları durumunda, bu kişilerin kendilerine karşı bakışlarının değişeceğinden ölesiye korkmaktadırlar. 

Gerçekte bu korku boş yere de değildir, zira tam da tepkiler bekledikleri gibi olmaktadır. Kimi bu kişilere acıyarak, kimi de alay ederek bakmaktadır. İşte bu noktada toplumumuzun büyük bir kısmındaki; ruh sağlığı hekimlerine gitmenin "dile düşmek" anlamına gelmesinin sebebine vakıf oluruz. Psikiyatriste ya da Psikoloğa giden kişilere ön yargıyla bakanların, aslında kendilerinin kuvvetle muhtemel tedaviye ihtiyaçları vardır. "Dervişin fikri neyse zikri odur" sözünde olduğu gibi bu zat-ı muhteremlerin (!), toplumumuza rağmen ruh sağlığı doktoruna giderek tedavi olma yürekliliğini gösteren kişilerde olan yürekleri yoktur. Onlar tedavi görenlere tepeden bakarak, bilgece (!) acıyarak, burun kıvırarak onlarla alay ederler ve bu sayede kendi ruhsal hastalıklarını kamufle ederler ya da ettiklerini zannederler. Toplumumuz bu konuda yavaş da olsa bilinçlendikçe bu kişilerin ruhsal sorunları daha belirgin bir şekilde görülmektedir.

Sözlerimin ne kadar doğru olduğunu görmeniz için toplumumuzun diğer bir kanayan yarası olan "Kadın Cinayetlerine" bakmanız yeterli olacaktır. Sorsanız kadınları öldüren erkekler, kendilerinin ruh sağlığı rahatsızlıkları olmadığını, bir başka deyişle "normal" olduklarını söylerler. Evde kadınlarını döven, çocukları önünde hayat arkadaşlarını aşağılayanlar da normal (!) olmalılar. Sonra toplumumuzdaki agresiflik.. Sokakta yoldan geçen kişinin kendine "yan bakması" sebebiyle bu kişiyi tekme tokat döven ve muhtemelen kendisinin asla Psikiyatriste gitmesinin gerekli olmadığını söyleyecek kişiler..

Kadın programlarında eski damadına ya da eski gelinine utanmadan sıkılmadan hakaret eden, bunları yaparken göz bebeklerinin sinirden nereyse yerinden fırlayacağının farkında bile olmayan kişiler. Bunlar da tabii ki ruhsal sağlıkları muhteşem (!) kişilerdir..

Sevgili Okuyucularım, Ruh Sağlığı Doktorlarına gitmek neden utanılacak bir şey olsun? Başımız ağrırken, öksürdüğümüzde, tıksırdığımızda koştura koştura doktora giderken, günümüzün en çok karşılaşılan rahatsızlıklarından biri olan "depresyon ve kaygı bozukluğu" gibi rahatsızlıklar için profesyonel yardım almaktan çekiniyoruz ve korkuyoruz..

2015 yılında bir Avrupa Birliği Eğitim Projesi kapsamında bulunmuş olduğumuz Stockholm'de, meslektaşlarımızdan İsveçlilerin yediden-yetmişe düzenli olarak Psikiyatristlere ve Psikologlara gittiklerini, günlük hayatta yaşadıkları yıpratıcı olayların olumsuz etkilerini üzerlerinden profesyonel yardımla attıklarını, yine velilerin çocuklarının sıkıntılı yaş dönemlerini daha kolay atlatmaları için onları ruh sağlığı hekimlerine götürdüklerini ve en önemlisi de, İsveç'te profesyonel yardım almanın utanılacak bir durum olarak görülmediğini öğrenmiş ve o an güzel ülkemdeki ne yazık ki büyük çoğunluğun ruh sağlığı hekimlerine gitmekten öcü gibi korktukları, gidenlere de deli gözüyle baktıkları aklıma gelmiş ve boğazıma bir şeyler düğümlenmişti...

Gelin bu cahilce düşünceyi hep birlikte değiştirelim...

Sağlıklı ve mutlu nice bayramlar dilerim.
Saygı ve Sevgilerimle...

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.